Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Hayatımın Mottosu

H ayat oldukça inişli çıkışlı, önünde bol engebeler var ama her ne olursa olsun oldukça keyifli.. Mutlu olmak için bardağın dolu tarafından bakmak lazım. Yaşama sıkı sıkı tutunmak için hayallere, umutlara, inançlara ihtiyaç duyarız. Bu sebeple farklı bakış açılarına, ritüellere, alışkanlıklara, hedeflere yol alırız. Yenilenmek, gelişmek, öğrenmek ve bunu paylaşmak benim hayatımın mottosu…👈 Evrende değişmeyen tek şey değişimdir. Hayatımıza canlılık katacak ve heyecanlı kılacak olan durum ‘’yeni şeyler’’ öğrenmekten geçer. Yenilenmek enerjimizi de yüksek tutar. Kendini ben oldum deyip kapatmamalı, her gün öğrenci edasında yeni bilgilere açık olmalıyız. Her şey değişir. İnançlar, bakış açıları, görüşler, umutlar, öncelikler, teknolojiler, tehditler, fırsatlar hatta sistemler bile…⚡ Zamanın bile yetmediği bir çağda yaşıyoruz. Monotonluktan ve alışkanlıklardan arınıp silkelenmek gerekiyor. Japonların uzun yaşam sırlarında (Ikigeai), zihin ve beden meşguliyetinin yattığı, son dö...

Sürdürülebilirlik

Basit tanımıyla, ‘’Üretim ve çeşitliliğin devamlılığı sağlanırken insanlığın yaşamının daimi kılınabilmesidir.’’ Sürdürülebilirlik kavramı, özellikle  Kurumsal Sürdürülebilirlik  son zamanlarda karşımıza çıksa da 1983 yılında Birleşmiş Milletlerin yayınladığı ‘’ortak geleceğimiz’’ raporundan sonra hayatımıza yavaş yavaş girmeye başlamıştır. Bugün geldiğimiz noktada çevresel tehditlerin dünyamız açısından korkutucu gözükmesi, kırmızı alarmlarının çalmasına neden oldu. İklim Krizi tüm dünya ülkelerinin gündemine oturdu. Bu sayede birçok çevresel önlemler alınmaya, projeler üretilmeye ve konu ile ilgili farkındalıklar yaratılmaya başlandı. Aslında bu kavrama sadece  ekolojik olarak bakmamak lazım, sosyal ve ekonomik bileşenleri de olan bir terimdir. Gelecek nesillere sosyal, ekonomik ve çevresel koşulları devam ettirebilir, yaşanabilir bir dünya mirası bırakabilmek için sürdürülebilirlik kavramını hayatımıza entegre etmeliyiz. Sadece günümüz koşullarında hareket edip, bilin...

Mitomani

D ünya üstünde hiç yalan söylememiş birinin yaşadığını gerçekçi olalım hiç kimse düşünmüyordur… Karşımızdaki insanı kırmamak ya da birinin duygularını incitmemek için beyaz yalanlara zaman zaman hepimiz başvurabiliyoruz. Bu tarz yaklaşımlar hayat akışında olağan durumlardır. Burada yalanın boyutu tabi ki önemli!!💣 Benim özellikle bahsetmek istediğim ise; günümüz dünyasında, sosyal yaşamda ya da iş hayatında karşılaştığımız Patalojik Yalancılar….💥 Bu kişiler, gerçek ile hayal arasındaki çizginin farkında değildir. Hatta gerekli gereksiz her durumda yalan söylerler ve bilinçsizce yapılmış eylemlere dönüşür. Bir nevi alışkanlık gibi düşünün…😕 Yapılan araştırmalara göre maalesef sayılarının oldukça fazla olduğu söyleniyor. Zeki ve hızlı düşünen bir birey iseniz bu kronik vakaya sahip olan kişiyi hemen saptayabilirsiniz. Belli başlı özellikleri var; kendilerini haddinden fazla övme, farklı bir birey olarak görünme çabası, aşağılık kompleksi, özgüven eksikliği vb. Kendi dünyasında...

Volatilite

Tüm dünyayı sarsan Pandemi süreci ve sonrasında yaşanan Rusya-Ukrayna savaşı finansal piyasalarda bir terimi tekrar trend haline getirdi. Bu kavrama aslında Sermaye Piyasasından oldukça alışığız. Son yıllarda Küresel piyasalarda gördüğümüz yüksek  volatilite , finansal kuruluşların risklerini de oldukça arttırdı. Volatilite , finansal piyasalarda  belirli bir ürünün belirli bir zaman içerisinde fiyatında yaşanan oynaklığıdır.  Genellikle standart sapma ile ölçülmektedir. Risk ve belirsizlik kavramlarıyla aynı anlama gelen   volatiliteyle ilgili çalışmalara olan ilgi, son dönemlerde artış göstermiştir. Finans sektörü içinde olsun olmasın son zamanlarda yaşadığımız çalkantılı sürecin herkes farkında ve hepimiz zorunlu olarak finansal okuryazar olduk. Değişen piyasa koşullarına ayak uydurmak öngörülemez oldu. Tahmin gücünün neredeyse olanaksız hale gelmesi finansçıların da aksiyon planlarını oldukça etkiledi. Risk Yönetimi  konusu tüm sektörlerde ön plana geçti. Ba...

Oldukça ‘’Basit’’

S osyal mecralar da gezinirken denk geldi; İngiliz Roman yazarı Daphne du Maurier ‘’lüksler hiç ilgimi çekmedi. Ben basit şeyleri seviyorum; kitapları, yalnız kalmayı ya da anlayan biriyle olmayı ’’demiş. Ne kadar güzel şey basit yaşamak… Karmakarışık olma hali, zihni çok yoran insanı anksiyeteye sürükleyen bir durum. Yaklaşık 5 yıldır sadeleşme evresine gelmek için çabalıyorum. Giysilerden, eşyalardan, sosyal yaşamıma kadar benle olan her şeyi, basite indirgeme hevesindeyim.. Hayatımızdaki fazlalıklardan kurtulmak zorlu bir süreç ama sonucu çok rahatlatıcı… Sadeleşince özgürleşiyorsun. Zihnen de öyle. Bu konu sizin de ilginizi çekiyorsa; 2020 yılında yazdığım ‘Minimalizm’ yazısını okumanızı tavsiye ediyorum.✔ Sırtındaki yüklerden arınınca açık ve net bir yaşam döngüsüne başlamış oluyorsun. Bu basit zihne ulaşmak için bile denemeye değer… Hedefime tam olarak ulaşamadım ama eminim yapanlarınız vardır. Nasıl da özgür ve berrak bir hayat olsa gerek zamanının çoğunun kendine kalm...