Sosyal mecralar da gezinirken denk geldi; İngiliz Roman
yazarı Daphne du Maurier ‘’lüksler hiç ilgimi çekmedi. Ben basit şeyleri
seviyorum; kitapları, yalnız kalmayı ya da anlayan biriyle olmayı ’’demiş.
Ne kadar güzel şey basit yaşamak… Karmakarışık olma hali, zihni çok yoran insanı anksiyeteye sürükleyen bir durum.
Yaklaşık 5 yıldır sadeleşme evresine gelmek için çabalıyorum.
Giysilerden, eşyalardan, sosyal yaşamıma kadar benle olan her şeyi, basite
indirgeme hevesindeyim.. Hayatımızdaki fazlalıklardan kurtulmak zorlu bir süreç
ama sonucu çok rahatlatıcı… Sadeleşince
özgürleşiyorsun. Zihnen de öyle. Bu konu sizin de ilginizi çekiyorsa; 2020
yılında yazdığım ‘Minimalizm’ yazısını okumanızı tavsiye ediyorum.✔
Sırtındaki yüklerden
arınınca açık ve net bir yaşam döngüsüne başlamış oluyorsun. Bu basit zihne
ulaşmak için bile denemeye değer…
Hedefime tam olarak ulaşamadım ama eminim yapanlarınız
vardır. Nasıl da özgür ve berrak bir hayat olsa gerek zamanının çoğunun kendine
kalması.. Gayretlerimize devam edelim; ta ki istediğimiz zirveye ulaşana
kadar.. Pes etmeden..💪
Bu uzun yolculukta zamanla hafifledim, yalınlaştım, olgunlaştım fakat
tam istediğim evreye henüz gelemedim. Artık Kahve mi bile ‘’SADE’’ içiyorum..☕
Aslında Sadeleştikçe derinleşiriz. Küçük şeylerin bizi ne
kadar mutlu ettiğini fark ederiz. Yüzeysel
ve samimiyetten uzak ilişkiler yerine güvene dayalı saf ilişkiler içinde oluruz. İnsanoğlunu, hep aşırılar heyecanlandırır oysa basitliktir yaşamın paradigması… Sadece
bakış açını değiştirip o seviyeye gelmek için evrene farklı bir boyuttan bakmak
gerekiyor. Bu neyin kafası dediğimiz yer orası işte…💣
Hayatı akışına bırakıp, dingin düşüncelere sahip olunca
yaşamına iyilikleri de çekmiş oluyorsun. Kötü niyetli düşüncelere bir nevi görünmez
kalkan yaratıyorsun. Bu süreçteki bu duruş senin sosyal çevrene de yansıyor.
Senin gibi hayata bakan kişilerle çevreleniyorsun, farklı bakış açısında
olanlar çemberin dışında kalıyor. İşte o noktada salt mutluluk devreye giriyor.👏

Yaşasın salt mutluluk....
YanıtlaSil