Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kendine ve evrene yapabileceğin iyilik..

  Artan endüstriyel hayat, endüstriyel gıdalar ve çevre kirliliği ile birlikte tehlike bizlere bir adım daha yaklaşıyor. Özellikle son yıllarda artan fütursuzca tüketim çılgınlığı hepimizin de bildiği üzere dünyaya oldukça zarar vermektedir. Plastik kullanımının artması, daha fazla atık ve doğa kirliliği birçok hastalığında oluşumuna da davetiye çıkarmaktadır. Doğaya duyarlı birer birey olmak ve bu farkındalığı yaymak hepimizin asli görevi olmalı. Bu durumda hem ekonomik hem ekolojik hem de sürdürülebilir çözümler yaratmamız gerekiyor. Gündemimizde bir de son yıllarda duyduğumuz karbon ayak izi meselesi var.  İnsanların dolaylı veya doğrudan sebep oldukları CO2 emisyonu ve bu emisyonun çevreye verdiği zararlar, karbon ayak izi üzerinden ölçeklendiriliyor.  Karbon ayak izimizi ne kadar azaltırsak gezegenimiz için o kadar olumlu adımlar atacağımızı söylüyor uzmanlar. Çevreyi ne kadar kirlettiğimizin bir ölçüsü bir nevi. Bu olumsuz gidişata dur demek adına ha...

Metaverse

  Filmlerde izlediğimiz, kitaplarda okuduğumuz bilim kurgu dünyasının yakın zamanda tam içerisine dalacağız daha doğrusu zorunda kalacağız. Bu durum hem ürkütücü hem de merak uyandırıcı. Bekleyip göreceğiz… Meta-universe ifadesinin kısaltılmışı olarak kullanılan Metaverse, gerçek ve sanal dünyanın bilim kurgu ile birleştiği bir 'dijital dünya' olarak tanımlanabilir.  Bilim kurgu romanlarından çıkıp artık hayatımızın bir parçası olacak. Fiziksel dünya ile Dijital dünyanın sınırlarının kalktığı bir evren diyebiliriz. Facebook CEO'su Zuckerberg, Metaverse için "yeni nesil internet" tanımında bulunuyor. Son iki yıldır yaşadıklarımıza bakınca Pandemi, yarattığı onlarca krizin yanı sıra insanlığa adeta çağ atlattı. Bu dijital dünyanın altyapısı hazırlanıp faaliyete geçeceği zaman X ve Y kuşağı orta ve üstü yaşlı olacak. Sanal dünyanın hedef kitlesi Z kuşağı belli ki .. Kripto paraların neye hizmet etmek için yaratıldığı belli oldu. Kripto paraların, Metaverse için...

Yeni Başlangıçlara

                      Aralık ayının son günlerinde olduğumuza göre bu yılın genel değerlendirmesini yapabiliriz. Herkesin ortak düşüncesi bu yılın nasıl da hızlı geçtiği. Yaşadığımız son iki yıl alışkanlıklarımızı ve davranışlarımızı büyük ölçüde değiştirdi. Pandemi sürecinin hala içinde olduğumuzdan kısıtlı yaşanmışlıklar ve deneyimlemeler tecrübe edebildik. Özellikle son dönemlerde sağlıklı yaşam ve beslenme trendleri bir ivme kazandı. Bir yılı da arkamızda bırakarak yeni umutlara yelken açıyoruz. Bu sene içerisinde kötü olaylar geldi başımıza üzüldük, kırıldık. İyi olaylar da oldu güldük, eğlendik. Hepsi hayata dair…Hepsi birer anı olarak yerlerini aldı. Önemli olan yaşananların arkasında durmak ve tecrübelerden ders çıkararak yola devam etmek. Geçen sene hazırlamış olduğum ‘2021 yılı hedeflerim’ listesine göz attım ve %90’nını gerçekleştirmiş olmaktan dolayı kendimi tebrik ediyorum. Umarım hedeflerini belirleyen herkes başa...

Cam Tavan Sendromu

Birkaç tane pire, bir fanusun içine bırakılır ve burada yaşamaya başlarlar. Bir zaman sonra fanusun zemini ısıtılmaya başlanır. Zemin, pirelerin ayaklarını yaktığı için zıplamak zorunda kalırlar. Fanusun yüksekliği de 30 cm’den az olduğu için pireler fazla yükselemezler. Bir gün cam tavan tamamen kaldırılır. Pireler artık istedikleri kadar yükseğe zıplama özgürlüğüne sahiplerdir. Ne var ki hiçbiri 30 cm üzerine çıkamaz. Engelleri olmadığı halde sanki cam tavan varmışçasına sınırlamışlardır kendilerini. Aynı şeyleri bazı insanlarda da görmüyor muyuz? Potansiyelleri olduğu halde ailelerinden, kültürlerinden öğrendikleri sınırları, yaşamlarının merkezlerine koyuyorlar. Arzu ettikleri hayallerini kimi zaman gerçekleştiremiyorlar. İnsanın da yaptığı şey fanusun içinde hapsolmaktan farksız… Yani engeller zihnimizde… Yaşadığımız toplumda; özgür ruhlu olmak, inatçı, muhalif ve radikal olmak, arıza ya da ukala olmak sanılıyor. Hâlbuki gerçekte hayallerinin peşinde olan insanlar, reelde yaşa...

Toksik İlişkiler

Yanı başımızdaki kişiyle yaşadığımız ilişki, bizi bazen olumlu yönde etkilerken bazen de zarar verme eğilimindedir. Bu bir eş olabilir, erkek - kız arkadaş olabilir yada bir yakın arkadaş olabilir. Onun yanında kendinizi her daim kötü hissedersiniz. Hayat enerjiniz çekilir. Bu da sizin toksik bir ilişkide olduğunuzu gösterir. İşin kötü kısmı da, bu durumun farkında olmadığınız için o kişiden kopmanız da bir hayli zordur. Bu ilişki türünde; insan kendini aşağılanmış ve değersiz hisseder. Düşünceleriniz manipüle edilir. Yavaş yavaş kendinizi güvensiz hissetmeye başlarsınız. Karşınızdakine ise hiçbir şey olmaz çünkü o bir bencil ve zorbadır. Özellikle kadın - erkek ilişkilerinde tutkunun zirvede yaşandığı eşlerde, bu toksik belirtiler daha fazla sirayet ediyor. Duygularını çok yüksek perdeden yaşadıkları için kaos barındıran bir sonuç kaçınılmaz oluyor. Zehirli bir ilişkiden çıkmak ruhunuza ve bedeninize iyi gelecektir. Bazen sevgi tek başına yetmez… Sabretmek gereksizdir. En uygunu u...