Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Güzel Yaş Almak

  Yüzümüzdeki çizgiler arttığında, fiziksel görüntümüzde değişiklikler olmaya ve anılarımız çokca birikmeye başladığında, hayatımızda bir kaygı oluşmaya başlar. Yaşlanıyor olabilir miyim diye düşünmeyin…Yaş almaktasınız!! Rakamların bir önemi yok. Önemli olan iyi tecrübeler ve deneyimler biriktirmek.. Geriye dönüp baktığınızda vay be diyebilmek ..Kaliteli yaş almak… İhtiyarlık kaç yaşında başlar? Sorunun cevabı kişiye özeldir. Bu durumu ne zaman hissettiğinle ilgilidir aslında. Olgunlaşmanın en iyi tarafı; hayata dair ne istediğinizi ve ne istemediğinizi çok iyi biliyor olmanızdır. Böylece daha seçici ve net olunur ki iç ses ile dış dünya arasındaki dengeyi kurma becerisi mükemmele yaklaşır. Bilgelik, minnet ve tevekkül duygusu olgun bir bedende rahatça yaşar. Ömrün en dingin ve huzurlu bir dönemidir. Bilincini doğru kullanan için altın çağıdır . Ancak boşa geçmeyen bir ömür insanı mutlu eder. Yaşımız ilerledikçe zihinsel ve fiziksel işlevlerin korunması ve yaşam doyumunun yü...

Nankörlük

Maddiyatın ve çıkarların maalesef insandan önce tutulduğu bir dönemde yaşıyoruz. Etrafınızda, karakteri menfaatlerine göre şekillenen, güç zehirlenmesi yaşayarak vicdanını kaybeden zavallı insanlar bulunuyor mu? Umarım yoktur…  Bu tip insanlar kendi başlarına hiçbir şey gelmeyecekmiş gibi hareket eder. Kraldan çok kralcı olurlar. Hızlı çıkışları olduğu gibi inişleri de bir o kadar ivedi olur. Etme bulma dünyası diyoruz biz buna… Karma felsefesi; herkese hak ettiğini yaşatan, ilahi adalet terazini bu dünyada gösteren bir sistemdir. Dinimizde bile insanların birbirine iyilik yapmasını ifade eden ayetler bulunmaktadır. Hayret! yine de insanoğlu kötü olmayı tercih ediyor… İnsanı insan yapan en önemli unsurlardan bir tanesi de vefa duygusuna sahip olmaktır. İyilik yapana iyilik yaparak cevap vermek en büyük erdemdir. Yaşamdan ders alabilenler vefalı oluyorlar. Yaşamla kavgası olanlar, gözünü hırs ve para bürümüş insanlar ise maalesef nankör olabiliyor. Sosyal hayatındaki mutsuzlukları...

Düşünce Gücü

‘Ne yersen o'sun’ cümlesi, son zamanlarda şu şekilde değişti ‘ne düşünürsen o'sun.’ ❤ Düşüncelerimiz son derece güçlüdür. İnsanoğlu bunun farkında değildir zaten bu gücün farkında olsa etrafımızda fırtınalar kopar. Hatta etkileşim manyetiği kasırga etkisindedir. Herhangi bir zaman diliminde kafanızdan geçirdiğiniz ya da hakkında konuştuğunuz kişiyi pat diye karşınızda bulduğunuz veya telefonunuz çaldığında daha ekranı görmeden şu kişi arıyordur diye içgüdüsel olarak hissedip evet oymuş dediğiniz olmadı mı? Bunlar tesadüf değil düşünce enerjisidir. Kimimizin hissiyatı çok kuvvetlidir kimi daha materyalist bu yüzden bu noktada, tüm insanlar aynı fikirde olmuyor. Bu konuda yazılmış sayısız kitap, makale var. Bunları okumak da kişiyi bu konuda uzman yapmıyor, önemli olan sadece içten inanmak… Kendi hayatımızı bloke etmemek için inançlarımıza ve düşüncelerimize yön vermeyi öğrenmeliyiz. Arkadaş grupları arasında altıncı hissi, sezgisi kuvvetli ya da psişik güçleri olduğunu d...

Hayatımın Mottosu

H ayat oldukça inişli çıkışlı, önünde bol engebeler var ama her ne olursa olsun oldukça keyifli.. Mutlu olmak için bardağın dolu tarafından bakmak lazım. Yaşama sıkı sıkı tutunmak için hayallere, umutlara, inançlara ihtiyaç duyarız. Bu sebeple farklı bakış açılarına, ritüellere, alışkanlıklara, hedeflere yol alırız. Yenilenmek, gelişmek, öğrenmek ve bunu paylaşmak benim hayatımın mottosu…👈 Evrende değişmeyen tek şey değişimdir. Hayatımıza canlılık katacak ve heyecanlı kılacak olan durum ‘’yeni şeyler’’ öğrenmekten geçer. Yenilenmek enerjimizi de yüksek tutar. Kendini ben oldum deyip kapatmamalı, her gün öğrenci edasında yeni bilgilere açık olmalıyız. Her şey değişir. İnançlar, bakış açıları, görüşler, umutlar, öncelikler, teknolojiler, tehditler, fırsatlar hatta sistemler bile…⚡ Zamanın bile yetmediği bir çağda yaşıyoruz. Monotonluktan ve alışkanlıklardan arınıp silkelenmek gerekiyor. Japonların uzun yaşam sırlarında (Ikigeai), zihin ve beden meşguliyetinin yattığı, son dö...

Sürdürülebilirlik

Basit tanımıyla, ‘’Üretim ve çeşitliliğin devamlılığı sağlanırken insanlığın yaşamının daimi kılınabilmesidir.’’ Sürdürülebilirlik kavramı, özellikle  Kurumsal Sürdürülebilirlik  son zamanlarda karşımıza çıksa da 1983 yılında Birleşmiş Milletlerin yayınladığı ‘’ortak geleceğimiz’’ raporundan sonra hayatımıza yavaş yavaş girmeye başlamıştır. Bugün geldiğimiz noktada çevresel tehditlerin dünyamız açısından korkutucu gözükmesi, kırmızı alarmlarının çalmasına neden oldu. İklim Krizi tüm dünya ülkelerinin gündemine oturdu. Bu sayede birçok çevresel önlemler alınmaya, projeler üretilmeye ve konu ile ilgili farkındalıklar yaratılmaya başlandı. Aslında bu kavrama sadece  ekolojik olarak bakmamak lazım, sosyal ve ekonomik bileşenleri de olan bir terimdir. Gelecek nesillere sosyal, ekonomik ve çevresel koşulları devam ettirebilir, yaşanabilir bir dünya mirası bırakabilmek için sürdürülebilirlik kavramını hayatımıza entegre etmeliyiz. Sadece günümüz koşullarında hareket edip, bilin...