Ana içeriğe atla

Güzel Yaş Almak

 


Yüzümüzdeki çizgiler arttığında, fiziksel görüntümüzde değişiklikler olmaya ve anılarımız çokca birikmeye başladığında, hayatımızda bir kaygı oluşmaya başlar. Yaşlanıyor olabilir miyim diye düşünmeyin…Yaş almaktasınız!! Rakamların bir önemi yok. Önemli olan iyi tecrübeler ve deneyimler biriktirmek.. Geriye dönüp baktığınızda vay be diyebilmek ..Kaliteli yaş almak…

İhtiyarlık kaç yaşında başlar? Sorunun cevabı kişiye özeldir. Bu durumu ne zaman hissettiğinle ilgilidir aslında. Olgunlaşmanın en iyi tarafı; hayata dair ne istediğinizi ve ne istemediğinizi çok iyi biliyor olmanızdır. Böylece daha seçici ve net olunur ki iç ses ile dış dünya arasındaki dengeyi kurma becerisi mükemmele yaklaşır.

Bilgelik, minnet ve tevekkül duygusu olgun bir bedende rahatça yaşar. Ömrün en dingin ve huzurlu bir dönemidir. Bilincini doğru kullanan için altın çağıdır. Ancak boşa geçmeyen bir ömür insanı mutlu eder.

Yaşımız ilerledikçe zihinsel ve fiziksel işlevlerin korunması ve yaşam doyumunun yüksek olması önemlidir. Hayattan keyif almak da böyle bir şey zaten… Strese girmeden ve anın tadını çıkararak geriye ne bıraktığının bilincinde yolculuk yapmak.

Bu evrede, dönüşüm tamamlandığı için dingin bir enerji yayılır. Her şeye rağmen yaşamanın tadını çıkarabildiğiniz bir dönemdir. Oldukça önemli ve değerli yıllar aslında, hüzünle karşılanır ama…

 ’Her yaşın ayrı bir güzelliği var en güzel çağındayım..’’ Olaya bu boyutta bakmak lazım✌

Öyleyse yazarın dediği gibi: "Çoklu yaştayım, nüfus yaşım başka, beden yaşım başka. Beyin yaşım farklı, gösterdiğim yaş bambaşka. Bir de halet-i ruhiyeme göre değişiyor arada. Biraz da çocuğum aslında. Velhasıl çoklu yaştayım, bu yaşta."

Yeni yıla sayılı günler kala, yeni bir yaş alacağımız bu günlerde, dönüp şöyle bir geriye bakalım. Yılın ya da yılların muhasebesini yapıp, hep daha iyi ve olumlu düşüncelere yönelelim. Pişmanlıklar ve keşkeleri bir kenara atıp gelecekte güzel günlerin bizi beklediğini hayal edelim. 

Kalbinizden geçenlerin gerçekleşmesi dileğiyle....

 


Yorumlar

  1. Ne kadar çok keşke demeden yaşamak aslında önemli olan. Anıları biriktirirken dostlukları da sürdürmek.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurtlarla Koşan Kadınlar

                                       Uzun zaman önce kitaplığıma eklediğim ama bir türlü başlayamadığım ve sonunda cesaret edip okuduğum bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Bu ilginç kitabın yazarı bir psikanalist. Bu durumdan da anlaşılacağı üzere derin analiz ve betimlemeler var. Kabul edelim kolay okunabilen bir kitap değil. Okumak biraz zaman alıyor. Bir çırpıda bitirilemeyip, sindire sindire okunacak türde. Psikolojiye ilgisi olanlar için olağanüstü düşündürücü iken, ilgisi olmayanlar için bir kenara atıp bırakacağı bir kitap minvalinde… Bir dönem Sigmund Freud ’ un öğrencisi olan, bir süre beraber de çalışmış yazarımız Clarissa Estes, onun kuramından ayrılarak analitik psikoloji kuramını geliştiren Carl Gustav Jung görüşlerinin takipçisi olmuş. Kitapta ilk defa gördüğüm ve araştırma yaptığım Jung psikolojisi ,  kişilik tiplerinin davranışları nasıl şekillendirdiği ile ...

Zülfü Livaneli ve Kitapları

İlk önce müzisyen olarak tanıdı ğ ı m ı z ve sonrasında müthi ş bir yazar olarak hayat ı m ı za dokunan ulvi bir sanatçı olarak tanımlayabilirim kendisini. Yaptı ğ ı m ü zikleri zaten keyifle dinlerdim, bu kadar iyi bir yazar oldu ğ unu zamanla gördüm ve kalemine hayran kaldım. Tüm eserleri ayrı bir keyif… Ba ş ka y ö nlerini de biliyoruz; senaristlik, yönetmenlik ve siyaset gibi. Şu anda ben o kısımlarıyla de ğ il yazarl ı ğ ı ile ilgileniyorum. Mutluluk kitabı ile bu serüvene ba ş lad ı m. Daha sonra Son Ada, Serenad, Konstantinye Oteli, Huzursuzluk, Karde ş imin Hikayesi.. Henüz okuyamadı ğ ı m da bir s ü r ü roman ı var. Umarım hepsini yakın zamanda bitirebilirim. Kendine has bir üslupla yazdı ğ ı kitaplar ı n hepsi ayr ı bir bilgi deposu ve özgün hikayeler içeriyor. A ş k, tarih, toplum sorunlar ı , farkl ı k ü lt ü r de ğ erleri gibi temalar bar ı nd ı r ı yor. Hikayelerin i ç inde muhakkak ö ğ retici bilgilere ula ş ı yorsunuz. Entelektüel tarzını kuvvetle gösteriy...

Dijital Dönüşüm

2020 yılında yaşadıklarımız bize gösterdi ki yeni bir dönüşüm çağı başlıyor. Bu yeni çağa palas pandıras girdiğimiz için, biraz sudan çıkmış balık misali merakla izliyoruz değişimleri. Gerçekten her konuda eşi görülmemiş bir zamanda yaşıyoruz gibi hissediyorum. Özellikle iş hayatı çalkantılar eşiğinde, iflaslar hat safhada fakat bir o kadar da online ticaretin içinde olanlar top noktalarını yaşıyor. Dijitalleşen dünyanın hızını ve kolaylığını iş hayatımıza taşımak gerekiyor. Geçenlerde katıldığım bir zoom toplantısında, şirketlerin ayakta kalmak için otomasyon kullanmalarının büyük bir gereklilik olduğu söylendi. Yapay Zeka Platformu ile oluşturulmuş yazılımlar firmaları öne çıkaracak gibi duruyor.  Dijital dünyaya hızlı, çevik adımlar atanlar adaptasyon süresini kısaltıp daha sürdürülebilir hale gelecekler. Aslında bu dijital dönüşüm, Endüstri 4.0 ile birlikte başladı ve yaşanan Corona süreci ile de maksimum seviyeye ulaştı. Yeni düzenle birlikte iş sürelerine harcadığımız zaman...

Hedefler

Sizlere özellikle son 4-5 yıldır uygulamaya başladığım yıllık hedef koyma ve değerlendirme alışkanlığımdan bahsetmek istiyorum. Öncelikle 2020 yılında yapmayı planladığım hedeflerimi, 2019’un son dönemimde ajandama not almıştım. Her ne kadar dünya dijitalleşse de ve biz de bu DEĞİŞİME ayak uydurmak durumda kalsak da, ben kendime ait özel notlarımı hala ajandama yazıyorum. Kâğıt ve kaleme değmek, dokunmak daha samimi ve daha ilham verici geliyor. Tabi ki iş hayatında her şey dijital ve hızlı, belki de bu yüzden biraz olsun kendimi dinlemek ve dış dünyadan sıyrılmak adına bu eski yöntemi kullanıyorum . İş hayatında hedefler genelde ' SMART'  olur. Ölçülebilir ve rasyonel olmasına özen gösterilir. Benim günlük hayatımda yaptıklarım bu konudan çok uzak, sadece ritüel olması için yapılan bir çeşit eğlence gibi düşünün.🙆 Neden böyle bir alışkanlık kazanmak için uğraştığım konusuna gelirsek; beni hayallerim konusunda motive ediyor ve hedefleri yazılı olarak belirlediğim için sonuc...

Otomatik Portakal

  H erkesin okumasa bile adını duyduğu, kült kitaplar listesinde yerini alan, bu ilginç kitapla buluşmaktan mutluluk duydum ve sizlerle de paylamak istedim. Romanın baş karakteri ALEX şiddet eğilimli 15 yaşında genç bir çocuktur. Kitabın birinci bölümünde Alex ve çetesinin yaptığı kötülüklerden bahsediliyor ve anlatılanlar insanı rahatsız ediyor. Okurken mideme kramp girdi. Kahramanımız bir kadının ölümüne sebep olduğu için hapishaneye giriyor ve ikinci bölüm de orada yaşadıklarını anlatıyor. Alex’e devlet hapishanesinde psikolojik bir ceza yöntemi uygulanıyor. Suçluları topluma kazandırma programı adı altında bir faşizm. Yöntemi de oldukça ilginç…💣 Üçüncü bölümde ise hapishaneden çıktıktan sonraki yaşamı anlatılıyor. O başlarda nefret ettiğimiz Alex’e zamanla acımaya başlıyoruz. Arkadaşlarının ihaneti, etrafındakilerin çıkarları için onu kullanmalarına üzülüyoruz bile…Son bölümdeyse kendiyle hesaplaşmasını görüyoruz. İyilik ve kötülük kavramlarını düşündüren, toplumsal el...