Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Tiyatro

Son günlerde birbirimize sorduğumuz o klişe soru; 1 yıldır en çok neyi özledin? ya da Pandemi bitince ilk ne yapmak istersin?💁  Cevabım kesinlikle tiyatroya gitmek. O kadar çok özledim ki atmosferini, soluksuz izlemeyi, oyuncuları ayakta alkışlamayı, dekorları, oyundan anlamlar çıkarmayı... Tiyatro, sinemadan ve diğer sanat dallarından çok farklı. Tiyatro tüm edebî türler içerisinde en canlı ve hayata en yakın olanıdır. Onun ruhuna girince hiç çıkmak istemiyorsun, hele ki karşında uyumlu, senkronize oyuncular varsa değmeyin keyfimize. Belki de gizemi göz göze olabilmekte.💯 Bu süreçte, online olarak tiyatro izlemeye devam ettim. Maalesef o zifiri karanlık ve saygıdan dolayı hareket etmeden, neredeyse soluk almadan izlenen o koltuk, sahne ihtişamı yoktu. Yine de Zorlu performans sanatlarının oyunlarına bayıldım. Bunları izleyerek bir nebze olsa da teselli buldum. Yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğunu, bu dönemde daha çok hissettirdi.  İzlediğim Oyunlar: Hırçın kız, 12.gece...

Müşkülpesent

Genellikle etrafımızda çözüm odaklı, motive edici ve akıllı insanlar olsun isteriz. Hayatımızı kolaylaştıran kişilerle çevrelenmeyi kim istemez ki! Bahaneler türeten ve bir türlü harekete geçemeyen insan tipleri ise tahammülü zorlayıcı oluyor. Herhangi bir konuda bin dereden su getiren kişilere verilen efor, boşa giden enerji beni tüketiyor. Bu müşkülpesent insanoğlu beğenecekte, başlayacakta, isteyecekte, istenilen işi tamamlayacakta… Armudun sapı üzümün çöpü derken koskoca hayat bitiveriyor. Kısacası tribal bir durum.💥 İş hayatında bu tarz insanlarla çalışmak oldukça yorucudur. Bahaneler arkasında yaşayan ve zorluk çıkarmaktan keyif alan bu kişilerle, kimse takım çalışması ya da bir proje çalışması yapmak istemez çünkü motivasyon önemli ve gereklidir bu koşullarda. Uzak durmak kendi selametimiz açısından öncelikli bir durum.😉 Karşısındaki kişi kırılmasın diye bahaneler uydurmak yerine, kolayca hayır diyebilmeli insan içtenlikle. Dürüst olmak daha değerli bir davranış. Yalanl...

Hayatımızdan Çıkarmamız Gereken Şeyler

  S ürekli gelişen bilgi ve enformasyon dünyasında yaşıyoruz. Hayatımıza yeni değerler katmak ve döngüye ayak uydurmak durumundayız. Okul hayatında da, iş hayatında da etrafımızdakilerle rekabet etmek zorunda bırakılıyoruz. Bu yüzden de öğrenmeye hevesli olursak, hedeflerimize daha kolay ulaşabiliriz.   Peki hep katma değerlerden bahsediyoruz da bazen de vazgeçmek gerekmez mi ? Peki ya nelerden???    Şikayet etmekten    Birileriyle tartışmaktan    Başkalarıyla kendinizi kıyaslamaktan    Sürekli olumsuz düşünen insanlardan    Sizi mutlu etmeyen ya da ilham vermeyen işlerden    Fütursuzca harcama yapmaktan    Rafine şekerden    Gazlı içeceklerden    Aşırı alkol ve sigaradan    Amaçsızca sosyal medya kullanmaktan    Kafanızdaki gelecek kaygısından    Sürekli birilerini yargılamaktan    Güne plansız başlamaktan    Sizi aşağıya çeken arkad...

Otomatik Portakal

  H erkesin okumasa bile adını duyduğu, kült kitaplar listesinde yerini alan, bu ilginç kitapla buluşmaktan mutluluk duydum ve sizlerle de paylamak istedim. Romanın baş karakteri ALEX şiddet eğilimli 15 yaşında genç bir çocuktur. Kitabın birinci bölümünde Alex ve çetesinin yaptığı kötülüklerden bahsediliyor ve anlatılanlar insanı rahatsız ediyor. Okurken mideme kramp girdi. Kahramanımız bir kadının ölümüne sebep olduğu için hapishaneye giriyor ve ikinci bölüm de orada yaşadıklarını anlatıyor. Alex’e devlet hapishanesinde psikolojik bir ceza yöntemi uygulanıyor. Suçluları topluma kazandırma programı adı altında bir faşizm. Yöntemi de oldukça ilginç…💣 Üçüncü bölümde ise hapishaneden çıktıktan sonraki yaşamı anlatılıyor. O başlarda nefret ettiğimiz Alex’e zamanla acımaya başlıyoruz. Arkadaşlarının ihaneti, etrafındakilerin çıkarları için onu kullanmalarına üzülüyoruz bile…Son bölümdeyse kendiyle hesaplaşmasını görüyoruz. İyilik ve kötülük kavramlarını düşündüren, toplumsal el...

Yaşam Sırrı

Ömür dedi ğ imiz ş ey do ğ umla ba ş lay ı p, ölümle sonlanan bir evre de ğ il midir? Biz fanilerin amac ı da bu süreyi elimizden geldi ğ ince iyi geçirmek, etkin ve iz b ı rakarak bitirmektir. Bu sürenin ne kadar k ı sa ya da uzun olaca ğı ile ilgili bilgi sahibi de ğ iliz fakat bu sürenin nas ı l geçece ğ i bizim elimizde. Dönüp geriye bakt ığı m ı zda vay be ne günlerdi diyebilmek asl ı nda…K ı sacas ı pi ş manl ı klar ya ş amamak için do ğ ru seçimlerin ve kaliteli bir hayat ı n pe ş indeyiz.👀 20’li ya ş lar da hayat, çok hoyrat, e ğ lence ve e ğ itim odakl ı geçiyor.30’lu ya ş lar daha olgunla ş t ığı m ı z, i ş ve aile olu ş umuyla ko ş u ş turmal ı geçirdi ğ imiz bir evre. İş te bu dönemde fark ı ndal ığı n ı z ı kalite odakl ı ya ş amak felsefesine getirebilirseniz, ileriki dönemlerde daha rahat ve ayd ı nlanm ış bir süreç ya ş ars ı n ı z diye dü ş ünüyorum. Bana göre hayat kalitemizi art ı ran durumlar:✔✔✔ Sa ğ l ı kl ı ya ş amak için özen göstermek yani yediklerim...