Ana içeriğe atla

Yaşam Sırrı

Ömür dediğimiz şey doğumla başlayıp, ölümle sonlanan bir evre değil midir? Biz fanilerin amacı da bu süreyi elimizden geldiğince iyi geçirmek, etkin ve iz bırakarak bitirmektir. Bu sürenin ne kadar kısa ya da uzun olacağı ile ilgili bilgi sahibi değiliz fakat bu sürenin nasıl geçeceği bizim elimizde. Dönüp geriye baktığımızda vay be ne günlerdi diyebilmek aslında…Kısacası pişmanlıklar yaşamamak için doğru seçimlerin ve kaliteli bir hayatın peşindeyiz.👀

20’li yaşlar da hayat, çok hoyrat, eğlence ve eğitim odaklı geçiyor.30’lu yaşlar daha olgunlaştığımız, iş ve aile oluşumuyla koşuşturmalı geçirdiğimiz bir evre. İşte bu dönemde farkındalığınızı kalite odaklı yaşamak felsefesine getirebilirseniz, ileriki dönemlerde daha rahat ve aydınlanmış bir süreç yaşarsınız diye düşünüyorum.

Bana göre hayat kalitemizi artıran durumlar:✔✔✔

Sağlıklı yaşamak için özen göstermek yani yediklerimize, içtiklerimize dikkat etmek. Öncelikle asitli içecekleri hayatımızdan tamamen çıkarmalıyız. Şeker ve karbonhidratı rasyonel almalı, sağlıklı gıdalara öncelik vermeliyiz. Gereğinden fazla yememek lazım. Bol bol su içmek. Gerekirse bir diyetisyenden destek alarak konuyu uzmanlarla çözmek. 

Düzenli uykuyu alışkanlık haline getirmek. Gözlemlerim sonucu bu konuya çok da önem verilmediğini görüyorum. Uyku düzeninin depresyonla etkileşimi olduğunu biliyoruz hepimiz. Erken yatıp erken kalmak daha doğrusu kendinize göre bir uyku düzeni oluşturmak aslı olan. Çocukluktan başlayarak oluşturulan bu düzen beden ve ruh sağlığı için çok değerli. Ben de bu konuya kendi kızımda çok dikkat ediyorum. (Gezmelerimizi bile uyku düzenine göre ayarladığım günler vardı.) Düzenli ve yeterli miktarda uyku, sağlıklı beslenmek kadar değerli!!

Egzersiz yapmak. Yürüyüş, plates. Meditasyon, trekking, bisiklete binmek ya da herhangi bir spor dalı ile ilgili aktiviteler. Spor ile ilgili birçok seçenek var. En azından bir tanesiyle haşır neşir olmak lazım. Başarılı insanların hayatın içerisinde basit ama sürekli ritüelleri vardır. Egzersiz yapmak, her daim ritüelleriniz arasında olsun!

Çevremizdeki tüm insanları doğru yere konumlandırmak. Bunu yaparken deneme yanılma yöntemini kullanıyoruz. İster istemez bize değer verenleri önceliğimize alıp, aşağı çekenleri hayatımızdan uzaklaştırıyoruz. Hayatınızın kalitesini, hayatınızdaki insanların kalitesi belirler…Size değer veren ve el üstünde tutan insanlarla bolca vakit geçirin!!✨

Çalışmak ve çalışmak.. İş hayatı insanı dinamik tutar. Çalışmak depresyona karşı daima bir panzehirdir. Eğer çalışmıyorsanız bile herhangi bir konuda üretim yapabilirsiniz. Konfor alanının dışına çıkmadıkça değişime ayak uyduramazsın. Bu süreklilik ve dinamizm insanı bedenen ve ruhen yükselten ayrıca hayatımızı istediğimiz şekilde yaşamamızı sağlayan önemli bir araçtır. Beyni sürekli çalıştırmak ve düşündürmek lazım çünkü  kullanmadıkça tükeniyor!!💲

Aileniz ve dostlarınızla kapalı alanlar yerine açık alanlarda doğayla iç içe vakit geçirmek. Tabiatı sevmek ve doğayla bağ kurmak yaşam kalitenizi kesinlikle artırır.

Olumlu bakışısına sahip olmak ve şükretmek. Buna fokuslanınca şikayet etmekten de vazgeçiyorsunuz. Bulunduğunuz her durumdan memnun olmayı öğreniyorsunuz. Yüzünüzde kocaman gülümsemeler eksik olmuyor. Mutluluk içinizden gelirse onu kimse sizin elinizden alamaz.😂

Hangi yaşta olursak olalım kişisel gelişime önem vermek. Kendinizi geliştirmeye o kadar çok odaklanın ki başkalarının yaptıklarıyla ilgilenmeye ve onları eleştirmeye vaktiniz kalmasın. Sürekli değişen ve gelişen dünyada sabit durmak ancak insanı geriye iter. Öğrenmeye aç olmalı ve yeni şeylere heves etmeliyiz.

Boş zamanlarımızı daha verimli hale getirecek ve bizi monotonluktan çıkaracak hobiler edinmek. Hangi konuda olursa olsun yeteneğinizi izlemeye şans tanıyın kendinize. Bunun için de rutinden çıkmak gerekiyor. Zamanı verimli geçirmek dedikodu sinsilesine bulaşmanızı da engellemiş oluyor. Ayrıca sosyal medyadan uzaklaşmak da gerçekçi dünyada yaşamamıza neden oluyor. Optimum seviyede kullanım kişiyi avantaja sürüklerken, abartılı kullanım ise dibe doğru çekiyor! Kitap okuyun bakışınız değişsin.📕

Güzel müzikler dinlemek, filmler izlemek, farklı kültürlerden yemekler tatmak, kaliteli mekanlar keşfetmek ve bu sayede yeni insanlarla tanışmak. Ayrıca bu güzel anları fotoğraflamak ve hatıralarımıza tatlı tebessümler katmak.🎵

Kişisel bakım ve nasıl göründüğümüz önemlidir. Kendinizi aynaya baktığınızda nasıl iyi hissediyorsanız, sizin için en iyi olan odur. Başkalarına kulak asmayın. Temiz ve kendine güvenen bir duruş, çokça yapılmış makyaj ve yapay görünümden günümüzde daha değerli!! Sade ama zarif duruş her durumda ve şartlarda kendini gösterir.

Kendinize bir mutluluk ajandası edinin. Farklı deneyimlerinizi, hayata değer katan anlarınızı not edin. Hedeflerinizi, hayallerinizi yazın. Hayatınızı kaleme alın ve bu ajandayı çocuğunuza hediye edin. Böylece çocuğunuza bırakabileceğiniz en büyük miras olur.

Tabi ki düşündükçe bu maddeleri artırabiliriz. Herkesin hayat şartları ve hayata bakışısı farklı farklıdır. Buradaki maddeler de benim iyi yaşam sırlarım. Herkese keyifli günler dilerim…

Korkularına harcadığın enerjiyi, hayallerine harcadığında, hayatında mucizeler kendini göstermeye başlar.  Şemsi Tebrizi


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurtlarla Koşan Kadınlar

                                       Uzun zaman önce kitaplığıma eklediğim ama bir türlü başlayamadığım ve sonunda cesaret edip okuduğum bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Bu ilginç kitabın yazarı bir psikanalist. Bu durumdan da anlaşılacağı üzere derin analiz ve betimlemeler var. Kabul edelim kolay okunabilen bir kitap değil. Okumak biraz zaman alıyor. Bir çırpıda bitirilemeyip, sindire sindire okunacak türde. Psikolojiye ilgisi olanlar için olağanüstü düşündürücü iken, ilgisi olmayanlar için bir kenara atıp bırakacağı bir kitap minvalinde… Bir dönem Sigmund Freud ’ un öğrencisi olan, bir süre beraber de çalışmış yazarımız Clarissa Estes, onun kuramından ayrılarak analitik psikoloji kuramını geliştiren Carl Gustav Jung görüşlerinin takipçisi olmuş. Kitapta ilk defa gördüğüm ve araştırma yaptığım Jung psikolojisi ,  kişilik tiplerinin davranışları nasıl şekillendirdiği ile ...

Zülfü Livaneli ve Kitapları

İlk önce müzisyen olarak tanıdı ğ ı m ı z ve sonrasında müthi ş bir yazar olarak hayat ı m ı za dokunan ulvi bir sanatçı olarak tanımlayabilirim kendisini. Yaptı ğ ı m ü zikleri zaten keyifle dinlerdim, bu kadar iyi bir yazar oldu ğ unu zamanla gördüm ve kalemine hayran kaldım. Tüm eserleri ayrı bir keyif… Ba ş ka y ö nlerini de biliyoruz; senaristlik, yönetmenlik ve siyaset gibi. Şu anda ben o kısımlarıyla de ğ il yazarl ı ğ ı ile ilgileniyorum. Mutluluk kitabı ile bu serüvene ba ş lad ı m. Daha sonra Son Ada, Serenad, Konstantinye Oteli, Huzursuzluk, Karde ş imin Hikayesi.. Henüz okuyamadı ğ ı m da bir s ü r ü roman ı var. Umarım hepsini yakın zamanda bitirebilirim. Kendine has bir üslupla yazdı ğ ı kitaplar ı n hepsi ayr ı bir bilgi deposu ve özgün hikayeler içeriyor. A ş k, tarih, toplum sorunlar ı , farkl ı k ü lt ü r de ğ erleri gibi temalar bar ı nd ı r ı yor. Hikayelerin i ç inde muhakkak ö ğ retici bilgilere ula ş ı yorsunuz. Entelektüel tarzını kuvvetle gösteriy...

Dijital Dönüşüm

2020 yılında yaşadıklarımız bize gösterdi ki yeni bir dönüşüm çağı başlıyor. Bu yeni çağa palas pandıras girdiğimiz için, biraz sudan çıkmış balık misali merakla izliyoruz değişimleri. Gerçekten her konuda eşi görülmemiş bir zamanda yaşıyoruz gibi hissediyorum. Özellikle iş hayatı çalkantılar eşiğinde, iflaslar hat safhada fakat bir o kadar da online ticaretin içinde olanlar top noktalarını yaşıyor. Dijitalleşen dünyanın hızını ve kolaylığını iş hayatımıza taşımak gerekiyor. Geçenlerde katıldığım bir zoom toplantısında, şirketlerin ayakta kalmak için otomasyon kullanmalarının büyük bir gereklilik olduğu söylendi. Yapay Zeka Platformu ile oluşturulmuş yazılımlar firmaları öne çıkaracak gibi duruyor.  Dijital dünyaya hızlı, çevik adımlar atanlar adaptasyon süresini kısaltıp daha sürdürülebilir hale gelecekler. Aslında bu dijital dönüşüm, Endüstri 4.0 ile birlikte başladı ve yaşanan Corona süreci ile de maksimum seviyeye ulaştı. Yeni düzenle birlikte iş sürelerine harcadığımız zaman...

Hedefler

Sizlere özellikle son 4-5 yıldır uygulamaya başladığım yıllık hedef koyma ve değerlendirme alışkanlığımdan bahsetmek istiyorum. Öncelikle 2020 yılında yapmayı planladığım hedeflerimi, 2019’un son dönemimde ajandama not almıştım. Her ne kadar dünya dijitalleşse de ve biz de bu DEĞİŞİME ayak uydurmak durumda kalsak da, ben kendime ait özel notlarımı hala ajandama yazıyorum. Kâğıt ve kaleme değmek, dokunmak daha samimi ve daha ilham verici geliyor. Tabi ki iş hayatında her şey dijital ve hızlı, belki de bu yüzden biraz olsun kendimi dinlemek ve dış dünyadan sıyrılmak adına bu eski yöntemi kullanıyorum . İş hayatında hedefler genelde ' SMART'  olur. Ölçülebilir ve rasyonel olmasına özen gösterilir. Benim günlük hayatımda yaptıklarım bu konudan çok uzak, sadece ritüel olması için yapılan bir çeşit eğlence gibi düşünün.🙆 Neden böyle bir alışkanlık kazanmak için uğraştığım konusuna gelirsek; beni hayallerim konusunda motive ediyor ve hedefleri yazılı olarak belirlediğim için sonuc...

Otomatik Portakal

  H erkesin okumasa bile adını duyduğu, kült kitaplar listesinde yerini alan, bu ilginç kitapla buluşmaktan mutluluk duydum ve sizlerle de paylamak istedim. Romanın baş karakteri ALEX şiddet eğilimli 15 yaşında genç bir çocuktur. Kitabın birinci bölümünde Alex ve çetesinin yaptığı kötülüklerden bahsediliyor ve anlatılanlar insanı rahatsız ediyor. Okurken mideme kramp girdi. Kahramanımız bir kadının ölümüne sebep olduğu için hapishaneye giriyor ve ikinci bölüm de orada yaşadıklarını anlatıyor. Alex’e devlet hapishanesinde psikolojik bir ceza yöntemi uygulanıyor. Suçluları topluma kazandırma programı adı altında bir faşizm. Yöntemi de oldukça ilginç…💣 Üçüncü bölümde ise hapishaneden çıktıktan sonraki yaşamı anlatılıyor. O başlarda nefret ettiğimiz Alex’e zamanla acımaya başlıyoruz. Arkadaşlarının ihaneti, etrafındakilerin çıkarları için onu kullanmalarına üzülüyoruz bile…Son bölümdeyse kendiyle hesaplaşmasını görüyoruz. İyilik ve kötülük kavramlarını düşündüren, toplumsal el...