Ana içeriğe atla

Tiyatro


Son günlerde birbirimize sorduğumuz o klişe soru; 1 yıldır en çok neyi özledin? ya da Pandemi bitince ilk ne yapmak istersin?💁 

Cevabım kesinlikle tiyatroya gitmek. O kadar çok özledim ki atmosferini, soluksuz izlemeyi, oyuncuları ayakta alkışlamayı, dekorları, oyundan anlamlar çıkarmayı...

Tiyatro, sinemadan ve diğer sanat dallarından çok farklı. Tiyatro tüm edebî türler içerisinde en canlı ve hayata en yakın olanıdır. Onun ruhuna girince hiç çıkmak istemiyorsun, hele ki karşında uyumlu, senkronize oyuncular varsa değmeyin keyfimize. Belki de gizemi göz göze olabilmekte.💯

Bu süreçte, online olarak tiyatro izlemeye devam ettim. Maalesef o zifiri karanlık ve saygıdan dolayı hareket etmeden, neredeyse soluk almadan izlenen o koltuk, sahne ihtişamı yoktu. Yine de Zorlu performans sanatlarının oyunlarına bayıldım. Bunları izleyerek bir nebze olsa da teselli buldum. Yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğunu, bu dönemde daha çok hissettirdi.  İzlediğim Oyunlar: Hırçın kız, 12.gece, Romeo&Juliet, Antigene, Hamlet, Martı, 3 Kız Kardeş… Keşke uzun versiyonlarını da Youtube’a yükleseler, mest olurduk. Oyunlar kısa ama özlem gideriyor.

Umarım Zorlu sahne serisinin devamı gelir ve bu sayede tiyatro seyircisi artar. Dünyaca ünlü eserlerden kesitler görmek gerçekten güzeldi. Bu online tiyatro etkinlikleri uzun soluklu olursa daha çok kitleye hitap edeceğini ve herkese tiyatroyu sevdireceğini düşünüyorum.

Ülkemizde genelde tiyatro seyircisinin hep az olduğu söylenir ve bu konuda eleştiri yapılır. İşte bunu değiştirmek için iyi bir fırsat dijital dönüşüm. Bu dijital platformlarda eserler gösterilmeye devam ederse birçok kitle tarafından da benimseneceğini düşünüyorum. Youtube platformu, bu konuda tiyatroya hasret kalanlar için küçük de olsa bir teselli oldu. Umarım daha fazla yayılır ve seçenekler artar.

Güzel sanatlar içerisinde en ilgi çekici ve görsel olanıdır tiyatro. Ona hakkettiği değeri vermek gerekir. Gelişen ve değişen dünyada tiyatronun önemini artık anlatmamak gerekiyor diye düşünüyorum. Türkiye’ de kemik bir tiyatro seyircisi var ancak asla yeterli değil. Tiyatro severler bilir ki eserler, eleştirel bakış açısı, geniş düşünme, empati yapma, entelektüel bakış gibi birçok alanda kazanım sağlar. Ebeveynlere tavsiyem çocuklarınızla birlikte bol bol tiyatrolara gidip, o atmosferi yaşamalarına heves olmanız. Çocukluk döneminde bu sanata özendirmek gerekiyor çünkü erken yaşlarda edinilen doğru kazanımlar, ileriki yaşlarda bireyin karakter oluşumuna etkin katkı sağlıyor.

Tiyatroya emek veren herkesi ayakta alkışlıyorum.👏

Tiyatro; insanı, insana, insanla, insanca anlatma sanatıdır.   Turgut Özakman 

 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurtlarla Koşan Kadınlar

                                       Uzun zaman önce kitaplığıma eklediğim ama bir türlü başlayamadığım ve sonunda cesaret edip okuduğum bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Bu ilginç kitabın yazarı bir psikanalist. Bu durumdan da anlaşılacağı üzere derin analiz ve betimlemeler var. Kabul edelim kolay okunabilen bir kitap değil. Okumak biraz zaman alıyor. Bir çırpıda bitirilemeyip, sindire sindire okunacak türde. Psikolojiye ilgisi olanlar için olağanüstü düşündürücü iken, ilgisi olmayanlar için bir kenara atıp bırakacağı bir kitap minvalinde… Bir dönem Sigmund Freud ’ un öğrencisi olan, bir süre beraber de çalışmış yazarımız Clarissa Estes, onun kuramından ayrılarak analitik psikoloji kuramını geliştiren Carl Gustav Jung görüşlerinin takipçisi olmuş. Kitapta ilk defa gördüğüm ve araştırma yaptığım Jung psikolojisi ,  kişilik tiplerinin davranışları nasıl şekillendirdiği ile ...

Zülfü Livaneli ve Kitapları

İlk önce müzisyen olarak tanıdı ğ ı m ı z ve sonrasında müthi ş bir yazar olarak hayat ı m ı za dokunan ulvi bir sanatçı olarak tanımlayabilirim kendisini. Yaptı ğ ı m ü zikleri zaten keyifle dinlerdim, bu kadar iyi bir yazar oldu ğ unu zamanla gördüm ve kalemine hayran kaldım. Tüm eserleri ayrı bir keyif… Ba ş ka y ö nlerini de biliyoruz; senaristlik, yönetmenlik ve siyaset gibi. Şu anda ben o kısımlarıyla de ğ il yazarl ı ğ ı ile ilgileniyorum. Mutluluk kitabı ile bu serüvene ba ş lad ı m. Daha sonra Son Ada, Serenad, Konstantinye Oteli, Huzursuzluk, Karde ş imin Hikayesi.. Henüz okuyamadı ğ ı m da bir s ü r ü roman ı var. Umarım hepsini yakın zamanda bitirebilirim. Kendine has bir üslupla yazdı ğ ı kitaplar ı n hepsi ayr ı bir bilgi deposu ve özgün hikayeler içeriyor. A ş k, tarih, toplum sorunlar ı , farkl ı k ü lt ü r de ğ erleri gibi temalar bar ı nd ı r ı yor. Hikayelerin i ç inde muhakkak ö ğ retici bilgilere ula ş ı yorsunuz. Entelektüel tarzını kuvvetle gösteriy...

Dijital Dönüşüm

2020 yılında yaşadıklarımız bize gösterdi ki yeni bir dönüşüm çağı başlıyor. Bu yeni çağa palas pandıras girdiğimiz için, biraz sudan çıkmış balık misali merakla izliyoruz değişimleri. Gerçekten her konuda eşi görülmemiş bir zamanda yaşıyoruz gibi hissediyorum. Özellikle iş hayatı çalkantılar eşiğinde, iflaslar hat safhada fakat bir o kadar da online ticaretin içinde olanlar top noktalarını yaşıyor. Dijitalleşen dünyanın hızını ve kolaylığını iş hayatımıza taşımak gerekiyor. Geçenlerde katıldığım bir zoom toplantısında, şirketlerin ayakta kalmak için otomasyon kullanmalarının büyük bir gereklilik olduğu söylendi. Yapay Zeka Platformu ile oluşturulmuş yazılımlar firmaları öne çıkaracak gibi duruyor.  Dijital dünyaya hızlı, çevik adımlar atanlar adaptasyon süresini kısaltıp daha sürdürülebilir hale gelecekler. Aslında bu dijital dönüşüm, Endüstri 4.0 ile birlikte başladı ve yaşanan Corona süreci ile de maksimum seviyeye ulaştı. Yeni düzenle birlikte iş sürelerine harcadığımız zaman...

Hedefler

Sizlere özellikle son 4-5 yıldır uygulamaya başladığım yıllık hedef koyma ve değerlendirme alışkanlığımdan bahsetmek istiyorum. Öncelikle 2020 yılında yapmayı planladığım hedeflerimi, 2019’un son dönemimde ajandama not almıştım. Her ne kadar dünya dijitalleşse de ve biz de bu DEĞİŞİME ayak uydurmak durumda kalsak da, ben kendime ait özel notlarımı hala ajandama yazıyorum. Kâğıt ve kaleme değmek, dokunmak daha samimi ve daha ilham verici geliyor. Tabi ki iş hayatında her şey dijital ve hızlı, belki de bu yüzden biraz olsun kendimi dinlemek ve dış dünyadan sıyrılmak adına bu eski yöntemi kullanıyorum . İş hayatında hedefler genelde ' SMART'  olur. Ölçülebilir ve rasyonel olmasına özen gösterilir. Benim günlük hayatımda yaptıklarım bu konudan çok uzak, sadece ritüel olması için yapılan bir çeşit eğlence gibi düşünün.🙆 Neden böyle bir alışkanlık kazanmak için uğraştığım konusuna gelirsek; beni hayallerim konusunda motive ediyor ve hedefleri yazılı olarak belirlediğim için sonuc...

Otomatik Portakal

  H erkesin okumasa bile adını duyduğu, kült kitaplar listesinde yerini alan, bu ilginç kitapla buluşmaktan mutluluk duydum ve sizlerle de paylamak istedim. Romanın baş karakteri ALEX şiddet eğilimli 15 yaşında genç bir çocuktur. Kitabın birinci bölümünde Alex ve çetesinin yaptığı kötülüklerden bahsediliyor ve anlatılanlar insanı rahatsız ediyor. Okurken mideme kramp girdi. Kahramanımız bir kadının ölümüne sebep olduğu için hapishaneye giriyor ve ikinci bölüm de orada yaşadıklarını anlatıyor. Alex’e devlet hapishanesinde psikolojik bir ceza yöntemi uygulanıyor. Suçluları topluma kazandırma programı adı altında bir faşizm. Yöntemi de oldukça ilginç…💣 Üçüncü bölümde ise hapishaneden çıktıktan sonraki yaşamı anlatılıyor. O başlarda nefret ettiğimiz Alex’e zamanla acımaya başlıyoruz. Arkadaşlarının ihaneti, etrafındakilerin çıkarları için onu kullanmalarına üzülüyoruz bile…Son bölümdeyse kendiyle hesaplaşmasını görüyoruz. İyilik ve kötülük kavramlarını düşündüren, toplumsal el...