Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Hormonlar

Ah bu hormonlar yok mu, siz nelere kadirsiniz. En çokta kadınlar bilir bunun ne demek olduğunu…💣 Bazen arkasına sığınırız bu durumun; ağlarız hormonlara bağlarız, bazen öfkeleniriz hormonlar yüzünden deriz, bazen kahkahalara boğuluruz yine hormonlar düzene girdi deriz… Biz kadınlara bakmayın genelde her şeye bir bahanemiz vardır. Bizim davranış biçimimizde yaşanan değişimler de hormonlar etkindir. Tüm bu duygusal durumların aslında bir sebebi var… Duygusallığımızın, sevgimizin, nefretimizin, öfkemizin, yorgunluğumuzun, aşkımızın kısacası hayata dair tüm duyguların hakimidir kendisi. Endokrin Sistem yaktın bizi… Yazımda hormonların çeşitlerini sıralayıp bir doktor edasında açıklamasını yapmayacağım. Bu konuya hepimiz fazlasıyla hakimiz son zamanlarda. Benim isyanım bu hormonların bizi yönetip, parmağında oynatmasıdır. Kadınları önünde eğiltip, saygı duyduran ve gücünü kabul ettiğimiz tek şey ‘’hormonlar’’ dır. Tabi ki erkekler değil….✌ Mutluluğumuzun endeksli olduğu hormonla...

Kafein Bağımlılığı

  K afein bağımlısı olanlarınız, beni anlayacaklardır.☕ Kahve içmeden güne başlayamıyorum. İşime bile odaklanamıyorum. Ayılmak için kahve tüketmek zorunda hissediyorum kendimi. Benim için tam bir enerji kaynağı.. Doğru ölçüde kullanımının faydalı olduğu söyleniyor ama benimki sanırım rasyonel değil…Özellikle yorucu ve yoğun günlerin vazgeçilmezi…Sohbet ve muhabbetin yanında ki kahvenin anlamını ve değerini, anlatmıyorum bile… Sağlık uzmanlarının söylemlerine göre kahve tüketimi aşırıya kaçarsa ciddi sağlık problemlerine neden olur. Kahvenin özü olan kafeinin, bugün yasak birçok uyuşturucuyla neredeyse aynı oranlarda bağımlılık yapma potansiyeline sahip olduğunu düşünürsek dikkat etmemiz gerekiyor. Hem fizyolojik hem de psikolojik sorunlar doğurabiliyor. Buradaki önemli nokta sanırım tüketim dengesini sağlayabilmekte. Türkiye standartlarında özellikle özel sektörde çalışanların daha yoğun olduğu düşünürsek ve çalışma koşullarını dikkate alırsak, çalışma arkadaşlarımızın çoğunu...

Gökyüzü

Herkesin aksine yağmurlu, kasvetli ve puslu havaları hep sevmişimdir. Çoğu kişiden bu tarz günlerin modunu düşürdüğünü ve motivasyonunu olumsuz etkilediğini duyarım. Benim ise daha melankolik olmak, işime daha iyi odaklanmamı sağlıyor. Seviyorum gökyüzünü uzun uzun izlemeyi, farklı farklı duygu durumlarına girişini; yağmuru, karı, güneşini, sisini… Hepsi ayrı ayrı bir mucize gibi.. Mutlu ya da mutsuz olsak da yukarıya kafamızı kaldırıp, o eşsiz güzelliğe hayranlıkla bakmak, büyüleyici bir ruh haline bürünmemizi sağlıyor. Böylece herkesten ve her şeyden kısa bir süreliğine de olsa uzaklaşıp, arınmamızı ve rahatlamamızı kolaylaştırıyor.   Aynı denizin maviliğini izlemek gibi.. Daha önceki ‘Deniz’ başlıklı yazımda mavinin ruhsal ve fiziksel faydalarından bahsetmiş ve meditatif bir etkisi olduğunu belirtmiştim. Hepimiz aynı gökyüzünün altında ama farklı bulutların etkisinde, değişik ruh hallerinde yaşıyoruz. Eğer sen havaya umutla, heyecanla, sevinçle, merakla bakarsan, o meditatif...

Glossofobi

H angi sektör de ya da meslek grubunda olursanız olun sunum yapmak durumunda kalmışsınız demektir. Özellikle satış yapmak için; etkili konuşma yaparak, karşınızdaki kişi ya da kişileri ikna etmek için gönüllü veya gönülsüz bu tekniği kullanıyorsunuzdur. Her ne kadar kaçmaya çalışsak da bir şekilde içinde buluyoruz kendimizi. Topluluk önünde etkili konuşmak bir yetenek değil, bir yetkinliktir. Başlıkta da bahsettiğim gibi Glossofobi, topluluk önünde konuşma korkusudur. Araştırmalara göre yapılan anketler sonucunda, kişilerde en az %41 oranında olan bir fobi imiş. Bu da önemli bir oran. Etkili konuşma sanatını icra etmekten çekinmemizin başlıca sebepleri vardır: Rezil olma korkusu, Heyecandan bildiklerini unutma düşüncesi, Sesim titrerse ya da kekelersem fikri, Önceden yaşanan olumsuz tecrübenin zihinde sürekli dönmesi, Yetersizlik hissi, Tehdit altında hissetmek, Beğenilmeme duygusu, Dinleyiciler tarafından yargılanma korkusu, Özgüven eksikliği, Anlatacağınız konuya hakim olmamak,...

Zülfü Livaneli ve Kitapları

İlk önce müzisyen olarak tanıdı ğ ı m ı z ve sonrasında müthi ş bir yazar olarak hayat ı m ı za dokunan ulvi bir sanatçı olarak tanımlayabilirim kendisini. Yaptı ğ ı m ü zikleri zaten keyifle dinlerdim, bu kadar iyi bir yazar oldu ğ unu zamanla gördüm ve kalemine hayran kaldım. Tüm eserleri ayrı bir keyif… Ba ş ka y ö nlerini de biliyoruz; senaristlik, yönetmenlik ve siyaset gibi. Şu anda ben o kısımlarıyla de ğ il yazarl ı ğ ı ile ilgileniyorum. Mutluluk kitabı ile bu serüvene ba ş lad ı m. Daha sonra Son Ada, Serenad, Konstantinye Oteli, Huzursuzluk, Karde ş imin Hikayesi.. Henüz okuyamadı ğ ı m da bir s ü r ü roman ı var. Umarım hepsini yakın zamanda bitirebilirim. Kendine has bir üslupla yazdı ğ ı kitaplar ı n hepsi ayr ı bir bilgi deposu ve özgün hikayeler içeriyor. A ş k, tarih, toplum sorunlar ı , farkl ı k ü lt ü r de ğ erleri gibi temalar bar ı nd ı r ı yor. Hikayelerin i ç inde muhakkak ö ğ retici bilgilere ula ş ı yorsunuz. Entelektüel tarzını kuvvetle gösteriy...