Ana içeriğe atla

Kafein Bağımlılığı

 


Kafein bağımlısı olanlarınız, beni anlayacaklardır.☕ Kahve içmeden güne başlayamıyorum. İşime bile odaklanamıyorum. Ayılmak için kahve tüketmek zorunda hissediyorum kendimi. Benim için tam bir enerji kaynağı..

Doğru ölçüde kullanımının faydalı olduğu söyleniyor ama benimki sanırım rasyonel değil…Özellikle yorucu ve yoğun günlerin vazgeçilmezi…Sohbet ve muhabbetin yanında ki kahvenin anlamını ve değerini, anlatmıyorum bile…

Sağlık uzmanlarının söylemlerine göre kahve tüketimi aşırıya kaçarsa ciddi sağlık problemlerine neden olur. Kahvenin özü olan kafeinin, bugün yasak birçok uyuşturucuyla neredeyse aynı oranlarda bağımlılık yapma potansiyeline sahip olduğunu düşünürsek dikkat etmemiz gerekiyor. Hem fizyolojik hem de psikolojik sorunlar doğurabiliyor. Buradaki önemli nokta sanırım tüketim dengesini sağlayabilmekte.

Türkiye standartlarında özellikle özel sektörde çalışanların daha yoğun olduğu düşünürsek ve çalışma koşullarını dikkate alırsak, çalışma arkadaşlarımızın çoğunun maalesef enerjileri düşük ve bitik.

Bu bağımlılıktan kurtulmak için kendimizi yükseltmenin başka yolları da olduğunu dile getirmek istiyorum;

  • Yürüyüş yapmak, gerçekten insanın beynini dinlendiren aynı zamanda hareket etmemizi sağladığı için enerjimizi yükselten bir durum.
  • Havanın güneşli olduğu dönemlerde 10-15 dakika bile olsa, yerimizden kalkıp güneşlenmek çok faydalı. D vitamini zihni uyandırıyor ve dinlendiriyor.
  • Nefes çalışması yaparak ofiste zaman zaman oksijen miktarımızı dengeleyip, zihni uyararak daha enerjik hale getirebiliriz.
  • Belli aralıklarla odamızı havalandırarak oksijenle temasımıza dikkat etmeliyiz. Sadece 5-10 dakikalık pencere önünde hava almak bile enerjimizi yükseltir.
  • Eğer yürüyüş yapabilecek bir alanımız yok ise kendi alanımızı değerlendirerek kısa kısa ayak, kol, bacak ve boyun hareketleri yaparak egzersiz yapmak. Küçük fiziksel aktiviteler de enerji seviyemizi yükseltir.
  • İş yerinde yediğimiz yemeklerin ağır olmaması dikkat edersek daha enerjik oluruz. Özellikle protein ağırlıklı beslenmek (et, tavuk ürünleri) sindirim aşamasında bizi yoracak ve uykumuzun gelmesine neden olacaktır. Sebze yemeklerini tercih etmek gerekiyor.
  • Bir diğer enerjimizi yükseltecek madde ise; müzik dinlemek. Diğer çalışma arkadaşlarımızı rahatsız etmeden sesini biraz açarak müziğin ritmine kendimizi kaptırıp, enerjimizi artırabiliriz.
  • Şeker tüketimine de mesai saatlerinde dikkat etmemiz gerekiyor. Ani kan şekeri iniş ve çıkışları da enerjimizi altüst edebilir.
  • Çalışma aralarında kuruyemiş tüketmek de enerjimizi artırabilir. Diğer yiyecekler gibi ağırlık vermez hem de tokluk hissettirir.

Buradaki yazdıklarım da yapılabilecek alternatifler ama hiçbiri benim için kahvenin yerini tutmaz. Umarım okuyucular için işe yarar tavsiyelerdir ama ben bir kafein bağımlısıyım. Allah başka bağımlılıklar vermesin…☕

 

En sevdiğim huzur veren iki koku. Sahaftan buram buram yaşanmışlıklar kokan kitabımın kokusu ve kahve kokusu.

Kahve şart çünkü öfke kontrolü zor.


Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurtlarla Koşan Kadınlar

                                       Uzun zaman önce kitaplığıma eklediğim ama bir türlü başlayamadığım ve sonunda cesaret edip okuduğum bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Bu ilginç kitabın yazarı bir psikanalist. Bu durumdan da anlaşılacağı üzere derin analiz ve betimlemeler var. Kabul edelim kolay okunabilen bir kitap değil. Okumak biraz zaman alıyor. Bir çırpıda bitirilemeyip, sindire sindire okunacak türde. Psikolojiye ilgisi olanlar için olağanüstü düşündürücü iken, ilgisi olmayanlar için bir kenara atıp bırakacağı bir kitap minvalinde… Bir dönem Sigmund Freud ’ un öğrencisi olan, bir süre beraber de çalışmış yazarımız Clarissa Estes, onun kuramından ayrılarak analitik psikoloji kuramını geliştiren Carl Gustav Jung görüşlerinin takipçisi olmuş. Kitapta ilk defa gördüğüm ve araştırma yaptığım Jung psikolojisi ,  kişilik tiplerinin davranışları nasıl şekillendirdiği ile ...

Zülfü Livaneli ve Kitapları

İlk önce müzisyen olarak tanıdı ğ ı m ı z ve sonrasında müthi ş bir yazar olarak hayat ı m ı za dokunan ulvi bir sanatçı olarak tanımlayabilirim kendisini. Yaptı ğ ı m ü zikleri zaten keyifle dinlerdim, bu kadar iyi bir yazar oldu ğ unu zamanla gördüm ve kalemine hayran kaldım. Tüm eserleri ayrı bir keyif… Ba ş ka y ö nlerini de biliyoruz; senaristlik, yönetmenlik ve siyaset gibi. Şu anda ben o kısımlarıyla de ğ il yazarl ı ğ ı ile ilgileniyorum. Mutluluk kitabı ile bu serüvene ba ş lad ı m. Daha sonra Son Ada, Serenad, Konstantinye Oteli, Huzursuzluk, Karde ş imin Hikayesi.. Henüz okuyamadı ğ ı m da bir s ü r ü roman ı var. Umarım hepsini yakın zamanda bitirebilirim. Kendine has bir üslupla yazdı ğ ı kitaplar ı n hepsi ayr ı bir bilgi deposu ve özgün hikayeler içeriyor. A ş k, tarih, toplum sorunlar ı , farkl ı k ü lt ü r de ğ erleri gibi temalar bar ı nd ı r ı yor. Hikayelerin i ç inde muhakkak ö ğ retici bilgilere ula ş ı yorsunuz. Entelektüel tarzını kuvvetle gösteriy...

Dijital Dönüşüm

2020 yılında yaşadıklarımız bize gösterdi ki yeni bir dönüşüm çağı başlıyor. Bu yeni çağa palas pandıras girdiğimiz için, biraz sudan çıkmış balık misali merakla izliyoruz değişimleri. Gerçekten her konuda eşi görülmemiş bir zamanda yaşıyoruz gibi hissediyorum. Özellikle iş hayatı çalkantılar eşiğinde, iflaslar hat safhada fakat bir o kadar da online ticaretin içinde olanlar top noktalarını yaşıyor. Dijitalleşen dünyanın hızını ve kolaylığını iş hayatımıza taşımak gerekiyor. Geçenlerde katıldığım bir zoom toplantısında, şirketlerin ayakta kalmak için otomasyon kullanmalarının büyük bir gereklilik olduğu söylendi. Yapay Zeka Platformu ile oluşturulmuş yazılımlar firmaları öne çıkaracak gibi duruyor.  Dijital dünyaya hızlı, çevik adımlar atanlar adaptasyon süresini kısaltıp daha sürdürülebilir hale gelecekler. Aslında bu dijital dönüşüm, Endüstri 4.0 ile birlikte başladı ve yaşanan Corona süreci ile de maksimum seviyeye ulaştı. Yeni düzenle birlikte iş sürelerine harcadığımız zaman...

Hedefler

Sizlere özellikle son 4-5 yıldır uygulamaya başladığım yıllık hedef koyma ve değerlendirme alışkanlığımdan bahsetmek istiyorum. Öncelikle 2020 yılında yapmayı planladığım hedeflerimi, 2019’un son dönemimde ajandama not almıştım. Her ne kadar dünya dijitalleşse de ve biz de bu DEĞİŞİME ayak uydurmak durumda kalsak da, ben kendime ait özel notlarımı hala ajandama yazıyorum. Kâğıt ve kaleme değmek, dokunmak daha samimi ve daha ilham verici geliyor. Tabi ki iş hayatında her şey dijital ve hızlı, belki de bu yüzden biraz olsun kendimi dinlemek ve dış dünyadan sıyrılmak adına bu eski yöntemi kullanıyorum . İş hayatında hedefler genelde ' SMART'  olur. Ölçülebilir ve rasyonel olmasına özen gösterilir. Benim günlük hayatımda yaptıklarım bu konudan çok uzak, sadece ritüel olması için yapılan bir çeşit eğlence gibi düşünün.🙆 Neden böyle bir alışkanlık kazanmak için uğraştığım konusuna gelirsek; beni hayallerim konusunda motive ediyor ve hedefleri yazılı olarak belirlediğim için sonuc...

Otomatik Portakal

  H erkesin okumasa bile adını duyduğu, kült kitaplar listesinde yerini alan, bu ilginç kitapla buluşmaktan mutluluk duydum ve sizlerle de paylamak istedim. Romanın baş karakteri ALEX şiddet eğilimli 15 yaşında genç bir çocuktur. Kitabın birinci bölümünde Alex ve çetesinin yaptığı kötülüklerden bahsediliyor ve anlatılanlar insanı rahatsız ediyor. Okurken mideme kramp girdi. Kahramanımız bir kadının ölümüne sebep olduğu için hapishaneye giriyor ve ikinci bölüm de orada yaşadıklarını anlatıyor. Alex’e devlet hapishanesinde psikolojik bir ceza yöntemi uygulanıyor. Suçluları topluma kazandırma programı adı altında bir faşizm. Yöntemi de oldukça ilginç…💣 Üçüncü bölümde ise hapishaneden çıktıktan sonraki yaşamı anlatılıyor. O başlarda nefret ettiğimiz Alex’e zamanla acımaya başlıyoruz. Arkadaşlarının ihaneti, etrafındakilerin çıkarları için onu kullanmalarına üzülüyoruz bile…Son bölümdeyse kendiyle hesaplaşmasını görüyoruz. İyilik ve kötülük kavramlarını düşündüren, toplumsal el...