Ana içeriğe atla

2020'nin Enleri

 

Sanırım “2020 yılında yaşadığımız felaketler” başlığı altında bir yazı yazmaya çalışsam çok uzun soluklu bir yazı olurdu. Elimiz de bu konuda oldukça fazla done var… İçimizi kasvet basardı.👎 Olumsuzluklardan ziyade pozitif tarafından bakmaya çalışmak adına, 2020 yılının bendeki enlerinden bahsetmek istiyorum bu içerikte. Tabi ki zevkler ve renkler kişiye göre değişken olduğu için bu yazıda salt doğrular değil, seçimlerimi bulacaksınız. Bir önceki içeriğimde yılın genel bir değerlendirmesini yapmıştım, bu sefer daha kişisel bir bakış açısı ile inceliyorum.🙋

Menşei 2020 olmasından dolayı değil, benim bu yılda belki size göre geç, belki erken keşfettiklerim olduğu için, burada yer veriyorum.

2020 yılında okuduğum en iyi kitaplar: Gülseren Budayıcıoğlu’nun tüm kitapları, Keşkesiz bir hayat için iletişim donanımları, Kurtlarla koşan kadınlar

İzlediğim en iyi yabancı diziler: The Crown, Dirty John, Versace, Queen Gambit, Modern Love, The Last man on earth, Unortodox

(Bu senenin son çeyreğinde hiç TV dizisi izlemediğimi fark ettim. Geçen sene öyle bir hedef koymuştum kendime, TV izlemeyi bırakmak gibi. Demek ki bilinçaltıma yerleşmiş, zamanımızın bol olduğu bu Pandemi sürecinde bile izlememişim. Hedef bazlı hareket etmenin faydaları👊)

2020 yılında kişisel gelişimim için takip ettiğim kişiler: Rüzgar Mira Okan, Meltem Güner, Sinan Canan, Oğuz Benlioğlu, Hülya Mutlu, Beyhan Budak

2020 yılında sevdiğim en iyi sözler:

Kendi doğruların başkalarına yanlış geliyor diye, doğrularından vazgeçme…

Bulunduğun yer seni memnun etmiyorsa, yerini değiştir. Ağaç değilsin.

Hayatınızın hikayesini yazarken, kalemi başkasının kullanmasına izin vermeyin.

Beni benden öğren, herkese aynı değilim🙈😏

2020 yılının en iyi filmleri: Toc toc (Obsesif Kompulsif Bozukluğa sahip kişilerin psikoloğa aynı zamanda gitmesini konu alan bir film. Benim gibi Psikolojiye ilginiz var ise sevebilirsiniz), Rocketman (Elton John'un hayat hikayesini anlatan müzikalimsi güzel bir film) Dizilere sardığım için pek de film izlememişim.😛

2020 yılının kazanımları: Zoom, Webinar üzerinden yapılan eğitim, kongre ve seminerler, Blogger olmak, Sadeleşmeyi benimsemek, Yazı yazmak, Bolca okumak, Kişisel gelişim için yeterli zaman, Aile içi etkinlikler

2020 yılının kaybedişleri: Özgürlük, Seyahat kısıtlaması, Yeni yerler ve yeni insanlarla tanışma fırsatı bulamamak, Etrafımda beni sevdiğini sandığım ama çıkarları için yanımda olan bazı kişiler (Aslında bunun sonucu benim için bir kazanım), Yalakalık yaparak ya da değerlerini yok sayarak kariyer yapma çabasında olanları maalesef izlemek 👎

2020 yılında beni en çok güldüren: Konuşanlar Programı ile Hasan Can Kaya. Bu süreçte bize çok iyi geldiğini düşünüyorum. Gülmeye aç olduğumuz bir dönemdi. Canlı olarak da izleme fırsatı buldum kendisini…😀

2020 yılında hayatıma entegre ettiğim kelime yada kelime grupları: Mindfullnes, Glutatyon, Ruhsal olgunlaşma, Niyet defteri, Dijital dönüşüm

2020 yılında farkındalığımı sağlayan konular: Değişime direnmemek, Herkesi memnun etmeye çalışmamak, Özgün olmaktan vazgeçmemek, Sorumluluklarımdan kaçmamak, Fikirlerimi yazmak, Sağlığıma özen göstermek, Olumlu düşünmek, Etkin iletişim💜

2020 yılında hayatımdan çıkardıklarım: Suratsız, negatif insanlar, şikayet etmek, herkese yardım etmeye çalışmak, Başkalarından beklenti içinde olmak, içime sinmeyen yerde bulunmak

Aslında yeni bir yıla gireceğimiz için değil, 2020 yılını bitireceğimiz için heyecanlıyım. Umarım gelen gideni aratmaz.💣


Burcu ATILGAN


Yorumlar

  1. Yalakalık yaparak ya da değerlerini yok sayarak kariyer yapma çabasında olanları maalesef izlemek ��
    Her yer böyleleri ile dolu izle izle bitmemiştir....

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurtlarla Koşan Kadınlar

                                       Uzun zaman önce kitaplığıma eklediğim ama bir türlü başlayamadığım ve sonunda cesaret edip okuduğum bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Bu ilginç kitabın yazarı bir psikanalist. Bu durumdan da anlaşılacağı üzere derin analiz ve betimlemeler var. Kabul edelim kolay okunabilen bir kitap değil. Okumak biraz zaman alıyor. Bir çırpıda bitirilemeyip, sindire sindire okunacak türde. Psikolojiye ilgisi olanlar için olağanüstü düşündürücü iken, ilgisi olmayanlar için bir kenara atıp bırakacağı bir kitap minvalinde… Bir dönem Sigmund Freud ’ un öğrencisi olan, bir süre beraber de çalışmış yazarımız Clarissa Estes, onun kuramından ayrılarak analitik psikoloji kuramını geliştiren Carl Gustav Jung görüşlerinin takipçisi olmuş. Kitapta ilk defa gördüğüm ve araştırma yaptığım Jung psikolojisi ,  kişilik tiplerinin davranışları nasıl şekillendirdiği ile ...

Zülfü Livaneli ve Kitapları

İlk önce müzisyen olarak tanıdı ğ ı m ı z ve sonrasında müthi ş bir yazar olarak hayat ı m ı za dokunan ulvi bir sanatçı olarak tanımlayabilirim kendisini. Yaptı ğ ı m ü zikleri zaten keyifle dinlerdim, bu kadar iyi bir yazar oldu ğ unu zamanla gördüm ve kalemine hayran kaldım. Tüm eserleri ayrı bir keyif… Ba ş ka y ö nlerini de biliyoruz; senaristlik, yönetmenlik ve siyaset gibi. Şu anda ben o kısımlarıyla de ğ il yazarl ı ğ ı ile ilgileniyorum. Mutluluk kitabı ile bu serüvene ba ş lad ı m. Daha sonra Son Ada, Serenad, Konstantinye Oteli, Huzursuzluk, Karde ş imin Hikayesi.. Henüz okuyamadı ğ ı m da bir s ü r ü roman ı var. Umarım hepsini yakın zamanda bitirebilirim. Kendine has bir üslupla yazdı ğ ı kitaplar ı n hepsi ayr ı bir bilgi deposu ve özgün hikayeler içeriyor. A ş k, tarih, toplum sorunlar ı , farkl ı k ü lt ü r de ğ erleri gibi temalar bar ı nd ı r ı yor. Hikayelerin i ç inde muhakkak ö ğ retici bilgilere ula ş ı yorsunuz. Entelektüel tarzını kuvvetle gösteriy...

Dijital Dönüşüm

2020 yılında yaşadıklarımız bize gösterdi ki yeni bir dönüşüm çağı başlıyor. Bu yeni çağa palas pandıras girdiğimiz için, biraz sudan çıkmış balık misali merakla izliyoruz değişimleri. Gerçekten her konuda eşi görülmemiş bir zamanda yaşıyoruz gibi hissediyorum. Özellikle iş hayatı çalkantılar eşiğinde, iflaslar hat safhada fakat bir o kadar da online ticaretin içinde olanlar top noktalarını yaşıyor. Dijitalleşen dünyanın hızını ve kolaylığını iş hayatımıza taşımak gerekiyor. Geçenlerde katıldığım bir zoom toplantısında, şirketlerin ayakta kalmak için otomasyon kullanmalarının büyük bir gereklilik olduğu söylendi. Yapay Zeka Platformu ile oluşturulmuş yazılımlar firmaları öne çıkaracak gibi duruyor.  Dijital dünyaya hızlı, çevik adımlar atanlar adaptasyon süresini kısaltıp daha sürdürülebilir hale gelecekler. Aslında bu dijital dönüşüm, Endüstri 4.0 ile birlikte başladı ve yaşanan Corona süreci ile de maksimum seviyeye ulaştı. Yeni düzenle birlikte iş sürelerine harcadığımız zaman...

Hedefler

Sizlere özellikle son 4-5 yıldır uygulamaya başladığım yıllık hedef koyma ve değerlendirme alışkanlığımdan bahsetmek istiyorum. Öncelikle 2020 yılında yapmayı planladığım hedeflerimi, 2019’un son dönemimde ajandama not almıştım. Her ne kadar dünya dijitalleşse de ve biz de bu DEĞİŞİME ayak uydurmak durumda kalsak da, ben kendime ait özel notlarımı hala ajandama yazıyorum. Kâğıt ve kaleme değmek, dokunmak daha samimi ve daha ilham verici geliyor. Tabi ki iş hayatında her şey dijital ve hızlı, belki de bu yüzden biraz olsun kendimi dinlemek ve dış dünyadan sıyrılmak adına bu eski yöntemi kullanıyorum . İş hayatında hedefler genelde ' SMART'  olur. Ölçülebilir ve rasyonel olmasına özen gösterilir. Benim günlük hayatımda yaptıklarım bu konudan çok uzak, sadece ritüel olması için yapılan bir çeşit eğlence gibi düşünün.🙆 Neden böyle bir alışkanlık kazanmak için uğraştığım konusuna gelirsek; beni hayallerim konusunda motive ediyor ve hedefleri yazılı olarak belirlediğim için sonuc...

Otomatik Portakal

  H erkesin okumasa bile adını duyduğu, kült kitaplar listesinde yerini alan, bu ilginç kitapla buluşmaktan mutluluk duydum ve sizlerle de paylamak istedim. Romanın baş karakteri ALEX şiddet eğilimli 15 yaşında genç bir çocuktur. Kitabın birinci bölümünde Alex ve çetesinin yaptığı kötülüklerden bahsediliyor ve anlatılanlar insanı rahatsız ediyor. Okurken mideme kramp girdi. Kahramanımız bir kadının ölümüne sebep olduğu için hapishaneye giriyor ve ikinci bölüm de orada yaşadıklarını anlatıyor. Alex’e devlet hapishanesinde psikolojik bir ceza yöntemi uygulanıyor. Suçluları topluma kazandırma programı adı altında bir faşizm. Yöntemi de oldukça ilginç…💣 Üçüncü bölümde ise hapishaneden çıktıktan sonraki yaşamı anlatılıyor. O başlarda nefret ettiğimiz Alex’e zamanla acımaya başlıyoruz. Arkadaşlarının ihaneti, etrafındakilerin çıkarları için onu kullanmalarına üzülüyoruz bile…Son bölümdeyse kendiyle hesaplaşmasını görüyoruz. İyilik ve kötülük kavramlarını düşündüren, toplumsal el...