Yaşayan gezegen raporuna
göre; son 50 yılda canlı popülasyonunun % 68’ni kaybettiğimiz belirtiliyor.
Sonuç gerçekten çarpıcı duruyor. Tatlı su popülasyonu, maalesef en çok zarar
gören yer.
Ayrıca rapora göre; Dünyadaki karasal alanın da 3/2 sini son 50 yılda kaybettiğimiz ve plastiğin hayatımıza girdiği belirtiliyor. Modernleşme, kentleşme, dijitalleşme derken çevre sorunu maksimum seviyelere ulaştı. Tüm sektörleri; atık yönetimi, çevre kirliliği, küresel ısınma ve iklim değişikliği konularında bilinçlendirerek, gerekli projelerde görev almaya teşvik etmeliyiz. Çevre bilicinin yayılmasını sağlamak hem devletin, hem de özel sektörün görevleri arasında öncelikli olmalıdır. Aslında vatandaş olarak hepimiz, üstümüze düşen sorumlulukların farkında olmalıyız.
Birleşik Milletler Kalkınma
Komisyonu (UNDP) İklim Değişikliği Uyum Programı (CCA) tarafından yayınlanan
raporlar, Türkiye’nin iklim değişikliği bakımından en kırılgan ülkelerin
arasında yer aldığını gösteriyor. Bu yüzden de eylem planlarımızı biran
önce uygulamaya geçmeliyiz.
Bütün dünya ülkelerin gündeminde
de iklim değişikliği konusu, son yıllarda üst sıralarda yerini aldı. Oldukça
önemseyerek ve vurgulayarak tekrar tekrar dile getiriyorum; Yeşil iyileştirme
stratejilerinin içerisinde yer alıp, gelecek nesillere yaşanabilir, yeşil
bir dünya bırakabilmek, ülkemizin doğal zenginliklerini artırmak ve nesilden
nesile aktarabilmek için ortak çaba sarf edelim.
Yorumlar
Yorum Gönder