Ana içeriğe atla

Tehlikeli Tırmanış



Son zamanlar da ilgimi çeken bir kitap var ki o da;  Arçelik CEO’su Hakan Bulgurlu’nun ‘Tehlikeli tırmanış’ kitabı.. O bir yazar değil ama Everest zirvesine ulaşabilen birkaç bin şanslı insandan birisi.

Bu kitap, bir iklim krizi ve Everest’e meydan okuma hikayesi.. Adrenalin severlerin merakla okuyacağı aynı zamanda iklim değişikliği ile ilgili alt metin mesajları olan, öğretici bilgilerin yer aldığı özgün ve eğlenceli bir kitap olarak değerlendirebilirim.

İklim krizi ile ilgili birçok makale, yazı okudum fakat bu kadar somut örneklerle, terimlerle sıkmadan, herkesin anlayabileceği yalınlıkta anlatıma rastlamamıştım. Okudukça zenginleşiyorsunuz. Zaten kitap yazmasının amacının; geniş kitlelere iklim kriziyle mücadele için bir aydınlanma yaratmak olduğunu anlıyorsunuz. Hem gezegenimizin hem insanların gelecekte karşılaşacağı sorunları kitapta belirtip, çözüm önerileri sunarak konuları ele alması muhteşem bir yöntem.

Küresel ısınma, plastik kirliliği, E-atıklar gibi çevresel sorunları, bilimsel dayanaklara bağlı kalarak, farklı bakış açısıyla konuyu tekrar tekrar düşündürmeye itiyor. En çarpıcı olanı da dünyanın 1 C derece üzerinde ısınmasının yarattığı tehlikenin gözler önüne serilmesiydi.

Karbon şeffaflığı konusuna özellikle vurgu yapılması ve G7 zirvesinde bu konunun konuşulmuş olması da önemini açıkça gösteriyor. Kurum ve kuruluşların biran önce harekete geçmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bu olaya mikro düzeyde değil artık makro düzeyde bakmak gerekiyor. Eyleme geçme vizyonuna ve bilgeliğine sahip insanların bu vizyonun meyvelerini en kısa sürede toplayacağına inandığını belirtmektedir.

Everest’e tırmanma hikayesi ise oldukça ilham vericiydi. Hakan Bey’in kişisel yolculuğuna ortak olmak baş döndürücüydü…💣

Tırmanıştan önce kendisini hem mental olarak hem de fiziksel olarak nasıl hazırladığını anlatmış. 3 aya yakın oksijenin az olduğu bir çadırda (hipoksik çadır) uyuyarak, beslenme şeklini değiştirerek, spor ritüeli oluşturarak bir değişim, dönüşüm ve hazırlık aşaması sürecine ortak oluyoruz.

Dağcılığın zor ve sabır gerektiren bir spor olduğunu fiziksel ve ruhsal açıdan insana sınırları anlatan, gerçek özgürlüğü tattıran bir duygu olduğunu hissettiriyor.

Kararlılık, azim ve cesaret üçlüsünün bir araya gelince önünde hiçbir şeyin duramayacağını da biz okurlara tekrar hatırlattı.💥

Edmund Hillary, Everest’e ilk tırmanış girişiminin başarısız olmasının ardından şöyle demiştir: “Arkadaşlar, beni mağlup ettiği için Everest büyük. Ama onun büyüklüğü hiç değişmiyor; benim inanç ve azmim ise her geçen gün büyüyor!”

Hakan Bulgurlu ise tırmanışın ardından; ‘’Herkes gibi egoları olan biri olarak tırmandığım o dağdan, kuyruğum bacaklarım arasında yepyeni bir insan olarak indim.’’ demiştir.

Son olarak, ülkemizde ve dünyada yaşanan küresel sorunlara yönelik farkındalığımızı artıran ve bir solukta okunan hikaye tadındaki bu eseri, tüm okurlara tavsiye ediyorum.

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurtlarla Koşan Kadınlar

                                       Uzun zaman önce kitaplığıma eklediğim ama bir türlü başlayamadığım ve sonunda cesaret edip okuduğum bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Bu ilginç kitabın yazarı bir psikanalist. Bu durumdan da anlaşılacağı üzere derin analiz ve betimlemeler var. Kabul edelim kolay okunabilen bir kitap değil. Okumak biraz zaman alıyor. Bir çırpıda bitirilemeyip, sindire sindire okunacak türde. Psikolojiye ilgisi olanlar için olağanüstü düşündürücü iken, ilgisi olmayanlar için bir kenara atıp bırakacağı bir kitap minvalinde… Bir dönem Sigmund Freud ’ un öğrencisi olan, bir süre beraber de çalışmış yazarımız Clarissa Estes, onun kuramından ayrılarak analitik psikoloji kuramını geliştiren Carl Gustav Jung görüşlerinin takipçisi olmuş. Kitapta ilk defa gördüğüm ve araştırma yaptığım Jung psikolojisi ,  kişilik tiplerinin davranışları nasıl şekillendirdiği ile ...

Zülfü Livaneli ve Kitapları

İlk önce müzisyen olarak tanıdı ğ ı m ı z ve sonrasında müthi ş bir yazar olarak hayat ı m ı za dokunan ulvi bir sanatçı olarak tanımlayabilirim kendisini. Yaptı ğ ı m ü zikleri zaten keyifle dinlerdim, bu kadar iyi bir yazar oldu ğ unu zamanla gördüm ve kalemine hayran kaldım. Tüm eserleri ayrı bir keyif… Ba ş ka y ö nlerini de biliyoruz; senaristlik, yönetmenlik ve siyaset gibi. Şu anda ben o kısımlarıyla de ğ il yazarl ı ğ ı ile ilgileniyorum. Mutluluk kitabı ile bu serüvene ba ş lad ı m. Daha sonra Son Ada, Serenad, Konstantinye Oteli, Huzursuzluk, Karde ş imin Hikayesi.. Henüz okuyamadı ğ ı m da bir s ü r ü roman ı var. Umarım hepsini yakın zamanda bitirebilirim. Kendine has bir üslupla yazdı ğ ı kitaplar ı n hepsi ayr ı bir bilgi deposu ve özgün hikayeler içeriyor. A ş k, tarih, toplum sorunlar ı , farkl ı k ü lt ü r de ğ erleri gibi temalar bar ı nd ı r ı yor. Hikayelerin i ç inde muhakkak ö ğ retici bilgilere ula ş ı yorsunuz. Entelektüel tarzını kuvvetle gösteriy...

Dijital Dönüşüm

2020 yılında yaşadıklarımız bize gösterdi ki yeni bir dönüşüm çağı başlıyor. Bu yeni çağa palas pandıras girdiğimiz için, biraz sudan çıkmış balık misali merakla izliyoruz değişimleri. Gerçekten her konuda eşi görülmemiş bir zamanda yaşıyoruz gibi hissediyorum. Özellikle iş hayatı çalkantılar eşiğinde, iflaslar hat safhada fakat bir o kadar da online ticaretin içinde olanlar top noktalarını yaşıyor. Dijitalleşen dünyanın hızını ve kolaylığını iş hayatımıza taşımak gerekiyor. Geçenlerde katıldığım bir zoom toplantısında, şirketlerin ayakta kalmak için otomasyon kullanmalarının büyük bir gereklilik olduğu söylendi. Yapay Zeka Platformu ile oluşturulmuş yazılımlar firmaları öne çıkaracak gibi duruyor.  Dijital dünyaya hızlı, çevik adımlar atanlar adaptasyon süresini kısaltıp daha sürdürülebilir hale gelecekler. Aslında bu dijital dönüşüm, Endüstri 4.0 ile birlikte başladı ve yaşanan Corona süreci ile de maksimum seviyeye ulaştı. Yeni düzenle birlikte iş sürelerine harcadığımız zaman...

Hedefler

Sizlere özellikle son 4-5 yıldır uygulamaya başladığım yıllık hedef koyma ve değerlendirme alışkanlığımdan bahsetmek istiyorum. Öncelikle 2020 yılında yapmayı planladığım hedeflerimi, 2019’un son dönemimde ajandama not almıştım. Her ne kadar dünya dijitalleşse de ve biz de bu DEĞİŞİME ayak uydurmak durumda kalsak da, ben kendime ait özel notlarımı hala ajandama yazıyorum. Kâğıt ve kaleme değmek, dokunmak daha samimi ve daha ilham verici geliyor. Tabi ki iş hayatında her şey dijital ve hızlı, belki de bu yüzden biraz olsun kendimi dinlemek ve dış dünyadan sıyrılmak adına bu eski yöntemi kullanıyorum . İş hayatında hedefler genelde ' SMART'  olur. Ölçülebilir ve rasyonel olmasına özen gösterilir. Benim günlük hayatımda yaptıklarım bu konudan çok uzak, sadece ritüel olması için yapılan bir çeşit eğlence gibi düşünün.🙆 Neden böyle bir alışkanlık kazanmak için uğraştığım konusuna gelirsek; beni hayallerim konusunda motive ediyor ve hedefleri yazılı olarak belirlediğim için sonuc...

Otomatik Portakal

  H erkesin okumasa bile adını duyduğu, kült kitaplar listesinde yerini alan, bu ilginç kitapla buluşmaktan mutluluk duydum ve sizlerle de paylamak istedim. Romanın baş karakteri ALEX şiddet eğilimli 15 yaşında genç bir çocuktur. Kitabın birinci bölümünde Alex ve çetesinin yaptığı kötülüklerden bahsediliyor ve anlatılanlar insanı rahatsız ediyor. Okurken mideme kramp girdi. Kahramanımız bir kadının ölümüne sebep olduğu için hapishaneye giriyor ve ikinci bölüm de orada yaşadıklarını anlatıyor. Alex’e devlet hapishanesinde psikolojik bir ceza yöntemi uygulanıyor. Suçluları topluma kazandırma programı adı altında bir faşizm. Yöntemi de oldukça ilginç…💣 Üçüncü bölümde ise hapishaneden çıktıktan sonraki yaşamı anlatılıyor. O başlarda nefret ettiğimiz Alex’e zamanla acımaya başlıyoruz. Arkadaşlarının ihaneti, etrafındakilerin çıkarları için onu kullanmalarına üzülüyoruz bile…Son bölümdeyse kendiyle hesaplaşmasını görüyoruz. İyilik ve kötülük kavramlarını düşündüren, toplumsal el...