Ana içeriğe atla

Hayatımın Mottosu


Hayat oldukça inişli çıkışlı, önünde bol engebeler var ama her ne olursa olsun oldukça keyifli.. Mutlu olmak için bardağın dolu tarafından bakmak lazım.

Yaşama sıkı sıkı tutunmak için hayallere, umutlara, inançlara ihtiyaç duyarız. Bu sebeple farklı bakış açılarına, ritüellere, alışkanlıklara, hedeflere yol alırız.

Yenilenmek, gelişmek, öğrenmek ve bunu paylaşmak benim hayatımın mottosu…👈

Evrende değişmeyen tek şey değişimdir. Hayatımıza canlılık katacak ve heyecanlı kılacak olan durum ‘’yeni şeyler’’ öğrenmekten geçer. Yenilenmek enerjimizi de yüksek tutar. Kendini ben oldum deyip kapatmamalı, her gün öğrenci edasında yeni bilgilere açık olmalıyız.

Her şey değişir. İnançlar, bakış açıları, görüşler, umutlar, öncelikler, teknolojiler, tehditler, fırsatlar hatta sistemler bile…⚡

Zamanın bile yetmediği bir çağda yaşıyoruz. Monotonluktan ve alışkanlıklardan arınıp silkelenmek gerekiyor.

Japonların uzun yaşam sırlarında (Ikigeai), zihin ve beden meşguliyetinin yattığı, son dönemlerde çokça anlatıldı. Meşgul olmak kaygıyı ortadan kaldırıyor. Kaygı da olumsuz düşüncelere çekilmeye neden olduğu için anksiyetenin en sevdiği arkadaşıdır. Bu arkadaşların arasını sağlımız için bozmamız lazım.😜 Bunun için de üretmek, çalışmak, her gün öğrenmek ve sanatın bir dalıyla uğraşmak gibi faaliyetler yapmamız gerekiyor. Sağlıklı yaşamın zenginliklerinden faydalanmak, öğrenmek ve yenilenmekten geçer.

Amatör ruhla her gün yeni şeyler öğrenmek beynimize iyi gelecektir. Yeni yetkinlikler kazanmak hayata daha sıkı sıkıya sarılmamızı sağlayacaktır. Var oluşumumuzun gizeminde evrilmek vardır. Herkes değil belki ama büyük çoğunluğumuz serüvenimizin son duraklarında bilincinin farkına varır ve olur! Erken duraklarda farkındalık ise hayat kalitesi sağlar.

Boş işlerle ve boş insanlarla uğraşmak zaman kaybından başka bir şey değildir. Dünyaya bir kez geliyorsak hakkını verelim. Dolu ve anlamlı bir yolculuk yapalım.💥

Yenilenmek nasıl olur; okuyarak, yazarak, doğayla iç içe olarak, meditasyon yaparak, inanarak, dinleyerek, araştırarak, seyahat ederek, sorarak, sosyalleşerek, bakarak, tadarak…

Benim tercihlerimden biri, yazmak ✔

Yazmak, yazan kişiyi yeniler. Hayata, olaylara ve insanlara farklı bir açıdan bakmaya ve farkındalık seviyenizi yükseltmeye başlar. Kaleminiz en iyi dostunuz olur. Değişime bende yazarak başladım. İnanıyorum ki herkesin değişime ve dönüşüme başlayacak bir merakı mutlaka vardır.

Değişimin davranışlarınıza yansıması, kişinin potansiyelinin çıkmasına sebep olacaktır. Dan Millman’ın Ruhun Yasaları Kitabının, Eylem yasası bölümünde şöyle der; Ne kadar hissedersek ya da bilirsek bilelim, potansiyelimiz ve yeteneklerimiz ne olursa olsun, yalnızca uygulamayla onları gerçekleştirebiliriz. Çoğumuz kendimizi adama, cesaret ve sevgi gibi kavramların ne olduğunu anlıyoruz. Ama ancak bunları uyguladığımızda ne olduklarını bilebiliriz. Yapmak, anlayışı getirir. Uygulamak bilgiyi bilgeliğe dönüştürür.

İnsan ruhundan daha uysal bir şey yoktur. İstemesi yeterlidir, her şey olur. Ruh doğru yoldadır, sadece dikkatli davranmalıdır, yoksa her şeyi kaybeder. Çünkü yıkım da yenilenmek de içten gelir.  /Kendisinin Efendisi olmayan hiç kimse özgür değildir, Epiktetos   

          

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurtlarla Koşan Kadınlar

                                       Uzun zaman önce kitaplığıma eklediğim ama bir türlü başlayamadığım ve sonunda cesaret edip okuduğum bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Bu ilginç kitabın yazarı bir psikanalist. Bu durumdan da anlaşılacağı üzere derin analiz ve betimlemeler var. Kabul edelim kolay okunabilen bir kitap değil. Okumak biraz zaman alıyor. Bir çırpıda bitirilemeyip, sindire sindire okunacak türde. Psikolojiye ilgisi olanlar için olağanüstü düşündürücü iken, ilgisi olmayanlar için bir kenara atıp bırakacağı bir kitap minvalinde… Bir dönem Sigmund Freud ’ un öğrencisi olan, bir süre beraber de çalışmış yazarımız Clarissa Estes, onun kuramından ayrılarak analitik psikoloji kuramını geliştiren Carl Gustav Jung görüşlerinin takipçisi olmuş. Kitapta ilk defa gördüğüm ve araştırma yaptığım Jung psikolojisi ,  kişilik tiplerinin davranışları nasıl şekillendirdiği ile ...

Zülfü Livaneli ve Kitapları

İlk önce müzisyen olarak tanıdı ğ ı m ı z ve sonrasında müthi ş bir yazar olarak hayat ı m ı za dokunan ulvi bir sanatçı olarak tanımlayabilirim kendisini. Yaptı ğ ı m ü zikleri zaten keyifle dinlerdim, bu kadar iyi bir yazar oldu ğ unu zamanla gördüm ve kalemine hayran kaldım. Tüm eserleri ayrı bir keyif… Ba ş ka y ö nlerini de biliyoruz; senaristlik, yönetmenlik ve siyaset gibi. Şu anda ben o kısımlarıyla de ğ il yazarl ı ğ ı ile ilgileniyorum. Mutluluk kitabı ile bu serüvene ba ş lad ı m. Daha sonra Son Ada, Serenad, Konstantinye Oteli, Huzursuzluk, Karde ş imin Hikayesi.. Henüz okuyamadı ğ ı m da bir s ü r ü roman ı var. Umarım hepsini yakın zamanda bitirebilirim. Kendine has bir üslupla yazdı ğ ı kitaplar ı n hepsi ayr ı bir bilgi deposu ve özgün hikayeler içeriyor. A ş k, tarih, toplum sorunlar ı , farkl ı k ü lt ü r de ğ erleri gibi temalar bar ı nd ı r ı yor. Hikayelerin i ç inde muhakkak ö ğ retici bilgilere ula ş ı yorsunuz. Entelektüel tarzını kuvvetle gösteriy...

Dijital Dönüşüm

2020 yılında yaşadıklarımız bize gösterdi ki yeni bir dönüşüm çağı başlıyor. Bu yeni çağa palas pandıras girdiğimiz için, biraz sudan çıkmış balık misali merakla izliyoruz değişimleri. Gerçekten her konuda eşi görülmemiş bir zamanda yaşıyoruz gibi hissediyorum. Özellikle iş hayatı çalkantılar eşiğinde, iflaslar hat safhada fakat bir o kadar da online ticaretin içinde olanlar top noktalarını yaşıyor. Dijitalleşen dünyanın hızını ve kolaylığını iş hayatımıza taşımak gerekiyor. Geçenlerde katıldığım bir zoom toplantısında, şirketlerin ayakta kalmak için otomasyon kullanmalarının büyük bir gereklilik olduğu söylendi. Yapay Zeka Platformu ile oluşturulmuş yazılımlar firmaları öne çıkaracak gibi duruyor.  Dijital dünyaya hızlı, çevik adımlar atanlar adaptasyon süresini kısaltıp daha sürdürülebilir hale gelecekler. Aslında bu dijital dönüşüm, Endüstri 4.0 ile birlikte başladı ve yaşanan Corona süreci ile de maksimum seviyeye ulaştı. Yeni düzenle birlikte iş sürelerine harcadığımız zaman...

Hedefler

Sizlere özellikle son 4-5 yıldır uygulamaya başladığım yıllık hedef koyma ve değerlendirme alışkanlığımdan bahsetmek istiyorum. Öncelikle 2020 yılında yapmayı planladığım hedeflerimi, 2019’un son dönemimde ajandama not almıştım. Her ne kadar dünya dijitalleşse de ve biz de bu DEĞİŞİME ayak uydurmak durumda kalsak da, ben kendime ait özel notlarımı hala ajandama yazıyorum. Kâğıt ve kaleme değmek, dokunmak daha samimi ve daha ilham verici geliyor. Tabi ki iş hayatında her şey dijital ve hızlı, belki de bu yüzden biraz olsun kendimi dinlemek ve dış dünyadan sıyrılmak adına bu eski yöntemi kullanıyorum . İş hayatında hedefler genelde ' SMART'  olur. Ölçülebilir ve rasyonel olmasına özen gösterilir. Benim günlük hayatımda yaptıklarım bu konudan çok uzak, sadece ritüel olması için yapılan bir çeşit eğlence gibi düşünün.🙆 Neden böyle bir alışkanlık kazanmak için uğraştığım konusuna gelirsek; beni hayallerim konusunda motive ediyor ve hedefleri yazılı olarak belirlediğim için sonuc...

Otomatik Portakal

  H erkesin okumasa bile adını duyduğu, kült kitaplar listesinde yerini alan, bu ilginç kitapla buluşmaktan mutluluk duydum ve sizlerle de paylamak istedim. Romanın baş karakteri ALEX şiddet eğilimli 15 yaşında genç bir çocuktur. Kitabın birinci bölümünde Alex ve çetesinin yaptığı kötülüklerden bahsediliyor ve anlatılanlar insanı rahatsız ediyor. Okurken mideme kramp girdi. Kahramanımız bir kadının ölümüne sebep olduğu için hapishaneye giriyor ve ikinci bölüm de orada yaşadıklarını anlatıyor. Alex’e devlet hapishanesinde psikolojik bir ceza yöntemi uygulanıyor. Suçluları topluma kazandırma programı adı altında bir faşizm. Yöntemi de oldukça ilginç…💣 Üçüncü bölümde ise hapishaneden çıktıktan sonraki yaşamı anlatılıyor. O başlarda nefret ettiğimiz Alex’e zamanla acımaya başlıyoruz. Arkadaşlarının ihaneti, etrafındakilerin çıkarları için onu kullanmalarına üzülüyoruz bile…Son bölümdeyse kendiyle hesaplaşmasını görüyoruz. İyilik ve kötülük kavramlarını düşündüren, toplumsal el...