Hep daha iyisine, daha mükemmeline sahip olmak adına yaşamı
kaçırıyor olabiliriz. Salt mutluluğu yaşayamadığımıza göre fazla mı dinamiğiz diye
sorguluyorum. İnsanın özüne dönmeye, kendini tanımaya ve kendini olduğu haliyle
sevmeye ihtiyacı var. Kendini olduğun haliyle kabul etmek günümüzde oldukça
zor, bunun birçok sebebi olabilir ama en yaygın sebep kendi özgüvenimizi
başkalarının takdiri üzerine inşa etmemizdir. Biz yetişkinler ilgi ve takdirle
beslenen varlıklarız. Gerekli mi? Şunu unutmayalım öz-farkındalık, öz-denetim ve öz-yükseliş beyinde kalıcı pozitif
değişiklikler yaratma gücüne sahiptir.💣
Biraz olsun huzur bulmak istiyorsak “kendimizi sevme molaları” yapmamız gerekiyor. Bu yolculukta dinginlik, sadelik ve sakinlik gibi
arkadaşlar eşlik edecek bize. Dış dünyadan ve etkenlerden biraz uzaklaşıp,
kendimizi dinlemeliyiz ki daha sonra yolumuza kaldığımız yerden daha güçlü
devam edebilelim. Kendine özgürleşmek ve
bir dönüşüme şahit olmak muhteşem bir süreçtir. Umarım yaşamak için cesaretiniz
vardır.💪
Sürekli daha iyisine sahip olmak için yapılan çabalamaların
sonunda, insanın tatmin duygusu kalmıyor. Hep “ya sonra” sorusu ve kaos…❌
Biraz daha minnettar, şefkatli ve kusurlarımızı olduğu gibi
kabul ederek bu inanışa başlarsak, hırslarımızın önüne geçebiliriz. Bakış
açımızı değiştirmek ise yeniden doğmak kadar değerli. Algınızı doğru yönetirseniz, mutluluğun başarıda, aşkta, kazançta
olmadığını görebileceksiniz.💗
Şimdi sizinle sosyal medya da okuduğum ve bayıldığım bir yazı
paylaşacağım:👇
Bir sevgilin olunca, o
birkaç kilodan kurtulunca, istediğin okulu kazanınca veya beklediğin terfii
alınca… Yaşamın mucizevi bir dönüşüm geçirmeyecek. Düşündüğün gibi kendini bir
anda sevmeye başlamayacaksın… .Çünkü kendine şefkat göstermenin yolunu dışarıda
aradıkça, çubuğun ucundaki havucun peşinde koşmaktan yorgun düşmüş bir at gibi,
hedeflerinin peşinde sürüklenip duracaksın.
Aslında hiç yaşamadan,
var olduğun gibi mutlu olmadan…
Hep eksiklerini
tamamlamaya çalışacaksın. Hayatının büyük çoğunluğu yaşadığın anda değil,
zihninin içindeki dar ve karanlık koridorlarda kaybolmuş şekilde geçiyor.
O yolları aydınlatmanın
tek yolu ise algını değiştirmek…
Sahip olduğun bu tek,
biricik hayatı güzelleştirmek istiyorsan, mutluluğunu dış koşullara bağlamayı
bırakıp, içine odaklanmalısın.
Zihnini değiştirmek
huzur bulmanın tek yolu… Kendini sevmeye, olduğun gibi kabul etmeye başlamak
için şartlar listesi oluşturmayı bırak.
Eksik değilsin
tamamlanmaya ihtiyacın yok. Olduğun gibi, olduğun kadar, bu halinle tam da
şimdi SEN YETERLİSİN…

Her şey özde saklı... kalemine sağlık...
YanıtlaSil