Son
zamanlarda karşılaştığım ve ilgimi çeken bir terimden bahsetmek istiyorum.
Bilgisizlik bilimi. Neoklasik Yunanca’da agnosis ‘bilgisizlik’, ontoloji ise
varlık felsefesi anlamına geliyormuş.
Bilim
tarihçisi Robert N. Proctor, 2005 yılında Stanford Üniversitesi’nde “Agnotoloji”
konusunda yapılan konferansta bu kavramı “göz ardı etmenin kültürel üretimi”
olarak tanımlamış ve bilim dünyasına kazandırmış.
Şirket,
kurum ve kuruluşların siyasi ya da ticari çıkar elde etmek için kasıtlı
olarak kafa karışıklığı yaratmak amacıyla yalan bilgi yaymasıdır.
Bilgiye erişebilir olmak her daim gerçeğe ulaşıldığı anlamına gelmiyor.
Küreselleşen dünyada cehalet yayarak algı oluşturmak emperyalizmin en etkili silahıdır.
Toplumları
köleleştirmek isteyen kötü niyetli gruplar doğru olmayan bilgi yayıp, insanları
kuzu kuzu yarattıkları algı sarmalına çekmek istiyor. Bu manyetik alana
girmemek istiyorsak, öğrenerek değişmek zorundayız, bol bol kitap okumalı,
zihnimizi aydınlatmalıyız ki bilgi kirliliği içinden kasıtlı algıyı teşhis
edebilelim. Muhakeme yapabilir hale gelebilelim.
İletişim
araçlarını verimli kullanmalı subliminal mesajlara dikkat etmeliyiz.
Özellikle internet bilgi denizi. Hem başımız sıkışsa hemen oraya
başvurur, hem de konu çocuklarımız oldu mu çok tehlikeli buluruz. Bu yüzden
herkese bakış açısı vizyonu diliyorum. Kandırılmamak için donanımlı olmamız
gerekiyor. Yoksa kör çukura düştün mü çıkmak zor olacaktır…
Bizim
gibi gelişen toplumlarda en büyük korkum CEHALET. Umarım çocuklarımız
araştıran, öğrenen, kıyaslama yapabilen, bilgiye ve sanatın her bir dalına
değer veren birer birey olurlar. Toplumuzun entelektüel seviyesini yukarılara
taşırlar.
Cehalet
ayrıcalıklı sınıfın elinde ustaca kullandığı bir silahtır. (K.Marx)
Burcu ATILGAN

Yorumlar
Yorum Gönder