Bucket list’imde yer alan bir madde de, büyük bir oda dolusu
kitapları, kocaman kütüphaneme (henüz yok) kendi ellerimle yerleştirmek. Hayali
bile güzel…
Avusturyalı yazar Stefan Zwerg az sayfalara çok derin duygular ve
tahliller yükleyen yazardır. Kitapları genelde herkes tarafından efsane
bulunur. En bilinen (best-selling) kitaplarını okudum fakat daha okumadığım o
kadar çok romanı ve biyografisi var ki umarım hepsini bitireceğim günler yakın
zamanda gelir. JJ
Kitaplarını
okuduğunuzda Sigmund Freud ve psikoloji
biliminden etkilenmiş olduğunu fark ediyorsunuz. Olağanüstü bir akıcılıkta ve
özgün bir derinlikte anlatım içine çekiyor, o dönemde ve o olaylar örgüsünde
buluyorsunuz kendinizi. Kitaplarının kısa olduğuna bakmayın, sindirmek bazen
birkaç ciltlik kitap okumak kadar uzun sürer. Stefan Zweig okuyanlar bilir,
Zweig'in bir kitabını okuyan kişi artık iflah olmaz ve bütün kitaplarını
bitirmek için çabalar. Adeta bir Amok Koşucusu gibi...
Zweig'in hayatı da
birçok yazar gibi maalesef çalkantılı bir dönemden geçiyor. Hitler-Nazizim-Faşizm
gibi sıkıntılı süreçler sonunda ömrünü kendisi noktalıyor. Tarihte ünlü
sanatçıların hayatını okurken sık rastlarız böyle şeylere. En büyük ressamlar,
müzisyenler, edebiyatçılar eserlerini en kötü dönemlerinde yaparlar. Psikolojide buna ‘sublimasyon’ deniliyor.
Stefan Sweig’in
en bilinen ve kesinlikle okunması
gereken kitaplarından bir kısmı aşağıdaki gibidir:
- ·
Stranç
- ·
Olağanüstü bir gece
- ·
Bilinmeyen bir kadının mektubu
- ·
Amok koşucusu
- ·
Korku
- ·
Bir çöküşün öyküsü
- ·
Mecburiyet
- ·
Bir kadının yaşamından yirmi dört saat
- · Ay ışığı sokağı
Özellikle Pandemi sürecinde ara vermek zorunda kaldığımız bazı etkinlikler (Sinema, Tiyatro, Konser, Arkadaş buluşmaları, Atölye çalışmaları, Yurtdışı seyahatları vb.) yerine kitap okumayı tavsiye eder, Keyifli okumalar dilerim…
‘Ben söylediklerimden sorumluyum, anladıklarınızdan
değil’ Stefan Sweig

Yorumlar
Yorum Gönder